FOLKLORCengiz ATİLA
Eşme-İzmit, 19 Mayıs 2012
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Folklor: Neşe, sevinç, iylik ve güzellik için bir ihtiyaçtır. Folklor: iptidai insan topluluklarında olduğu gibi, modern çağdaş insan topluluklarında da vazgeçilmezdir. Folklor, gönül işidir. Derde yasa kedere üzüntüye fırsat vermez.
Folklor, Fransızcadan dilimiz Türkçeye yerleşmiş bir kelimedir. Karşılığı ise "HALK BİLİMİDİR" Folklor geçmişi unutturmamaktır. Folklor, müzik'in, ritmin, ve temanın birleşmesinden oluşmuş gönüller ilacıdır.
Bir ülkede yaşayan halkın hatta yörelerinin kültür ürünlerini, sözlü edebiyatını, geleneklerini, törelerini, inançlarını, mutfağını, müzik'ini, oyunlarını, halk hakimliğini, inceleyerek bunların biri birleriyle ilişkilerini belirleyen "BİLİM DALIDIR"
Folklor, huzurun, mutluluğun, barışın, varlığın, uygarlığın, iyiliğin ve güzelliğin olduğu yerlerde kök salar dallanır çiçeklenir.Hürriyetin olmadığı, nifakın kaynadığı, yoksulluğun kol gezdiği, savaşın bitmek bilmediği yerlere yolu düşmez.
İnsanlar hayvanlardan çok şey öğrenmişlerdir.Bunlardan biri de neden "Folklor" olmasın? Göllerde yaşayan Tepeli Dalgıç kuşlarının, ormanın derinliklerini tercih eden Yaban Horozlarının, sulak çayırlık alanların kraliçeleri gümüş gözlü telli Turnaların
|
|
Devamını oku...
|
|
Zeki GÜLTEKİN
İstanbul, 12.05.2012
Sevgili hemşerilerim biliyorsunuz ki, bu sitenin kuruluş amaçlarından Sarıkamış’tan çıkmış ve başarmış hemşerilerimizi gelecek nesillere tanıtmaktı. Böylece gençlerimiz, başarmanın hiçte zor olmadığını ve isterlerse kendileri de başarabileceğine inanacaklardı.
Öyle de oldu. Birçok gencimiz başarı hikâyelerini okudukça, hiçte zor olmadığını gördüler. Büyüdükleri sokaklarda daha önceleri koşturmuş, bilye oynamış, topaç çevirmiş çocuklar kendi çabalarıyla okumuş, çalışmış ve bir yerlere gelmişler.
Başarı hikâyeleri bölümünde okuduklarını arkadaşlarıyla paylaştılar ve bilinenin aksine Sarıkamış’ın hiçte azımsanamayacak bir üne sahip olduğunu çevrelerine gösterdiler.
Ama görüyorum ki, biz bu değerlerimize gereken önemi veremiyoruz. Onları hak ettikleri yere koyamıyoruz. Yıllardır güzel ilçemizin vitrininde bulunması gereken Prof. Dr. Bingür Sönmez, Recep Ergül, Oktay Yavlal, Cemil Mar ve bunun gibi birçoklarına gereken desteği veremedik. Her kim bir çaba içerisinde olduysa hemen arkasında bir şey aramaya başladık. Hâlbuki bu kişilerin
|
|
Devamını oku...
|
|
SENDEN POLITIKACI OLMAZ
***
ilk kardelen açar, ilkin kuslar ayrımsar
bir koku yayılır yaylalardan asagı
ekranda bile görsem, burnum kasınır
bizim tarlaların-damların, bize özgü kokusu var
onunla yogrulan anlar
***
bir de büyük yangınları oldu
|
|
Devamını oku...
|
|
Okula Başlama Yaşı, 60-66 Ay |
|
Bahattin Koca
Offenbach, 11.05.2012
Almanya’da ilkokul müdürleri; ana okullarını ziyaret ederek, yeni öğretim yılında kendi okullarına gelecek çocukların velileri ile toplantı yaparlar. Bu toplantıların birinde, çalıştığım okulun müdürü velilere ısrarla, çocuğunuzun elinden tutun, tabiata götürün, onun gelişmesini sağlayın, demişti.
Bugünlerde velilerin kafalarını, okula başlangıç yaşı kurcalıyor. Velileri bekleyen zor bir karar; çocuk, yaşı dolmadığı halde okula mı başlamalı, yoksa bir yıl daha anaokuluna ya da hazırlık sınıfına mı devam etmeli? Bu kuşkuların giderilmesine bir nebze katkı olması açısından Almanya’daki uygulamayı bilgilerinize sunuyorum.
Yılın 30 Haziran tarihine kadar 6. yasını dolduran çocukların okula kayıtları yapılır. 30 Haziran tarihinden sonra, 6. yaşlarını dolduran çocuklar, velilerinin başvuruları ile okula alınabilirler. Ancak; eğer çocuk 1. sınıfa hazır bir olgunluğa sahip ise. Bu çocuklar; “1. Sınıfı yapabilir”, kanaatine varılarak okula kaydedilirler. Bu tarihler, eyaletten eyalete değişebiliyor. Bir eyalette 6. yaşını doldurma için Haziran ayı kriter olarak alınır iken bir diğerinde Aralık ayı olabiliyor. Dolayısı ile okula başlama yaşı değişebiliyor. Yaş kriterinin, velinin
|
|
Devamını oku...
|
|