Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Salı, 07 Eyl 2010
YOU ARE HERE: Anasayfa
Hoşgeldiniz

ANNELER, CANA CAN KATAN ANNELER
İlhan Sallabaş
İstanbul, 16.08.2010

Canım kardeşim İlhami, Annenin vefat haberi hepimize ulaştı ona Allah'tan rahmet sizlere sabır diliyorum.

Yüce Allahtan dileyim odur ki, Firdevs Annemiz adının konduğu Firdevs cennettinde mevlasına konuk olsun. Ben bunun için çok umutluyum. Babanızın vefatından sonra size hem ana hem baba olan, sizi kimseye muhtaç etmeyen yetişmenizde büyük emekleri olan Namusu ve ifetti ile çoluk çocuğunu Allah yolunda millete memlekete hayırlı evlatlar olarak yetiştiren bir anne inşallah cennetlik olur.

Başta Rezak abi, sen İlhami kardeşim, Sait kardeşim ve bacıma baş sağlığı diliyorum. Başınız sağ olsun Allah rahmet eylesin, sabırlar diliyorum hepinize.


 
 
Sarıkamış ve sağlığımız

Zeki GÜLTEKİN
İstanbul, 15.08.2010

Sevgili hemşehrilerim,
Büyük şehirlerin keşmekeşi içerisinde aldığımız besinlerle ilgili bir inceleme yapmadan yaşayıp gidiyoruz. Kullandığımız ürünlerin bir çoğu merdiven altı atölyelerde sağlıksız bir şekilde üretilmektedir. Markalı ürünlerde ise kullanılan hammadde organik bir şekilde temin edilmemektedir.

Örneğin tükettiğimiz et, besihanelerde yem ile beslenen gerektiğinde çabuk büyümesi için hormon verilen obez hayvanlardan temin edilmektedir. Bu hayvanlar özgürlüğü tadmadan yeşil meralarda otlamadan yetişmekte ve bu durum genetiğine işlemektedir. Biz de bu etleri tüketerek onlardaki bu olumsuzlukları vücudumuza enerji kaynağı olarak transfer etmekteyiz.

Kullandığımız süt ürünleri de benzer şekilde beslenen hayvanlardan temin edilmektedir. Gereğinden fazla üretilen sütler ileride mamül haline dönüştürmek için süttozuna çevrilip stok edilmekte ve gerektiğinde su ile karıştırılarak hammadde olarak kullanılmaktadır.

Geçenlerde İlhan abi tatilini geçirmek için Sarıkamış'a gitmişti. Oradan, sizinde hayranlıkla izlediğiniz videoları gönderirken koli içerisine de hediye olarak kaşar koyup göndermişti. O kaşarın damağımızda bıraktığı tadı hala unutamadım. Biz burada yaşıyormuyuz dedirtecek nitelikteydi. Bir an için o kaşarın yapılması için gerekli sütü veren hayvanlar gözlerimin önüne geldi. Sabah erken saatlerde çıkıp akşama kadar yeşil meralarda güle oynaya otlayıp, şırıl şırıl akan dereden kana kana su içtiği ve akşam dönüp o lezzetli sütünü verdiğini gördüm. İşte o peynire, o tadı bu hayvanların yaylalardan topladığı binbir otun verdiğini biliyorum.

Onun için diyorum ki, Sarıkamış, biz büyük şehirlerde yaşayanların sağlığı için çok önemlidir. Tükettiğimiz ürünlerin azamisini oradan temin etmeliyiz. Tereyağı, Peynir, Yumurta ve bal direk oradan temin edilebilir. Kargo şirketlerinin araçları oradan geriye boş dönmektedir. Bu nedenle kargo ücreti çok ucuz ayrıca kapıya teslim etmektedir. Siparişlerimizi pazartesi günü verirsek, 1-2 gün içerisinde işyerindeki masamızın üzerine gelmektedir. Ben bu günden itibaren bu yolu izleyeceğim.

Hatırlarsanız, oradaki esnaflardan ulaşabildiğim İrtürk Şarküteri'nin bilgilerini vermiştim. Duyduğuma göre sağlığına önem veren hemşehrilerimiz telefonla arayıp sipariş veriyorlar. Ödemeside çok kolay kargo ücreti dahil kredi kartı numaranızı vererek sipariş verebiliyorsunuz.

Kendilerine aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca facebook kullanan hemşehrilerimiz İrtürk Şarküteri sayfasına bakabilirler.

İrtürk Şarküteri
Ali Bey Süt Ürünleri
İnönü Mah. Hüseyin Bildik Cad. No :  22
Sarıkamış / KARS 

İlgili : Zakir İRTÜRK
           Ali İRTÜRK

Tel : 0474 - 4135324
Cep : 0532 - 5628236,      0533 - 5471555,     0538 - 9433135

Eğer diğer esnaf hemşehrilerim de bilgilerini bana gönderirlerse onlarında iletişim bilgilerini buradan yayınlarım ve sağlığımız için ürünleri direkt yerinden temin edebiliriz. Aslında bu işi yapabilecek kasaplar olsa, kullanıma hazır et temin etmekte mümkün olabilecektir. Etler vakumlanarak şoklanır ve dondurmalar için kullanılan köpük kutularla gönderilebilir. Bunun içinde oradaki hemşehrilerimizin çaba sarfetmesi lazım.

Saygı ve selamlarımla,
Birlikte nice sağlıklı günlere...

 

 
1956 YILI ŞUBAT AYINA DENK GELEN RAMAZAN AYI
Cengiz ATİLA
Eşme-İzmit, 12.8.2010
 
Dini inanç ve itikat bir yana, şartlar ne olursa olsun bu yaşıma kadar hiçbir gün orucumu yememişimdir. Hangi yaşta başladığımı da hatırlamıyorum. Ramazanın aileden gelen bende bir kutsallığı var. Artı, sağlığıma da iyi geldiğine kendimi inandırmışım. Halk arasında bir söyleme alışkanlığı var. "AHHH O ESKİ RAMAZANLAR, O ESKİ BAYRAMLAR." diye. Bu söylem biraz "LAF OLA BERİ GELE" gibi geliyor bana. Çünkü ramazanın da bayramın da varlıkla ve refahla yakın ilgisi var. Oysa O yakınılan geçmişte dünyadaki tüm ülkeler gibi ülkemiz de yoksuldu. Yoksulluğun içinde kaliteli ramazan geçirerek bayrama şad ve şenlikle kavuşmak olası değildir. Olası olan; sadece ve sadece "KANAATTİR." 1955 yılında arpa-buğday tarlaları taştı devrildi. Ekinlerin içinde atı öküzü görmek mümkün değildi. Gel gör ki bu görünen bolluk ve bereket devamlı yağan yağmurlar nedeni ile biçilemez, taşınamaz, harman edilemez duruma geldi. Ekinlerin bir kısmı tarlada bir kısmı harmanda küflenip çürüdüler. Kimse bir avuç tahıl evine ambarına koyamadı. Ve millet 1956 yılına ser sefil girdi.

Ben de o yıl kışı kahvelere dadanarak geçirmemek için Selim'in Bozkuş köyünde Öğretmen Vekilliği yapmaya başladım.(Daha Öğretmen Okulunu bitirememiş diplomalı öğretmen olamamıştım.) O yıllarda Selim'in ilçe olması çıkmış ama henüz bazı müesseseler Sarıkamış'tan idare ediliyor. Bunlardan biri de MAARİF MÜDÜRLÜĞÜ. Bozkuş, Selim'e 18-20 Km. de Allahıekber dağları arasına sıkışmış 4500 M. rakımda sapa bir köy. Evliyim. Bir çocuğu muz var hanımım ikincide de hamile. Babam "Evi
Devamını oku...
 
Sarıkamış'tan en güzel görüntüler
Sayın İlhan Sallabaş,
Tatilini Sarıkamış'ta geçirdi. Orada boş durmadı gittiği her yerde kamerasıyla kayıt yaptı sohbet etti. Gelirken de çantasına bu güzel görüntüleri koyup sizlere hediye olsun diye getirdi. Buram buram sıla kokuyor. Bizi bu güzel görüntülere kavuşturduğu için kendisine çok teşekkür ediyoruz.

İzleyin ve sizde bu havayı yerinde solumak isterseniz en yakın zamanda Sarıkamış'a gidin.


sarikamislilar.com

 
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumlarının Karşılaşabildiği Sorunlar ve Bu Sorunlara Çözüm Önerileri
Fatih Ekinci
Kocaeli, 11.08.2010

Genel de hizmet veren yada üretim yapan tüm kurumların yaşamsal sürecinde birtakım sıkıntıları söz konusu olduğu gibi özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarının da birtakım sıkıntıları söz konusudur.
Özellikle günümüz piyasa şartlarındaki istikrarsızlık, kanunların yetersizliği veya uygulanmasındaki güçlükler ve ticari güvende yaşanan sıkıntılar bu sorunların ana kaynaklarını oluşturmaktadır.
Sorunların artması veya bu kurumların hizmet üretmek yerine sorunlarla baş etmeye çalışması beraberinde hiçte göz önüne getirilmeyen, asıl sonuçları engelli birey ve ailesine yansıyan/yansıyacak olan bir tabloyu karşımıza getirmektedir.
Kuşkusuz; engellilikle karşı karşıya olmak başta engelli bireyi ve ailesini, engelli bireyle yaşayan yakınlarını ve genel olarak da toplumun bütününü kapsayan sorunları da beraberinde taşır. Ancak hiçbir sorun çözümsüz değildir. Çözüm üretirken mevcut yaklaşımlar yıkıcı nitelikte olmamalıdır. Engellinin yetenek ve kapasitesini geliştirmeye yönelik önlemlerin alınması bu alanda hizmet üreten kurumların sorunsuz işleyişi ile yakından ilgilidir. Sorunları çözümlenmeye çalışılan hizmet kurumları sorunsuz hizmet verme çabası içerisinde olacaktır.
Bu nedenle özel kurumların işleyiş ve ekonomik sorunlarını en aza indirebilmek, büyük ölçüde gelir kayıplarını önleyebilecekleri ve rahat çalışabilecekleri bir işleyişin olmasına bağlıdır. Bu da konuyla ilgili tedbirlerin bir an önce alınmasını zorunlu kılmaktadır.
Ülkemizde engellileri kapsayan yasal düzenlemelere baktığımızda; eğitim, sağlık, istihdam ve topluma tam katılım konularındaki
Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 4 > 64
1
2
3
4

Kimler Sitede

Şu anda 10 konuk çevrimiçi

YANGINLARDA ÜŞÜR SARIKAMIŞTA - Recep ERGÜL

Get Adobe Flash player

Rastgele Resim

mustafakara.jpg