Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.
Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.
Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.
Bu haber, sitemizde yayınlayacağımız hocamızla ilgili enson haberdir.
Bundan sonra olumlu veya olumsuz hiçbir haberini yayınlamayacağız.
Kendisini mesleki başarıları nedeniyle takdir ediyoruz.
Ama tarihçilik yönünde biraz sapla samanı birbirine karıştırdığını düşünüyoruz.
Bir süredir sitemize musallat olan hackerlardan siteyi başka bir server'a taşıyarak kurtardık.
Bu arada, aşağıdaki yazıyı yeni kurulan www.sarikamisgundem.com haber sitemizde yayınlamıştım.
Sayın Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ’i bu güne kadar yaptığı çalışmalardan dolayı takdir ediyordum. Kendisine yapılan eleştirileri hep algılama problemi olarak görüyor. Bu konuda arkadaşlarla tatlı sert tartışmalarımız oluyordu. Her zaman bu çalışmaların öneminden bahseder ve unutulmaya yüz tutmuş Sarıkamış dramını gizlendiği yerden çıkartıp layık olduğu yere taşıdığını savunurdum.
Hocamızın HaberTürk televizyonudan izlediğim söyleşisi tam bir fiyaskoydu. Biz onu derin tarih bilgisine sahip sanırken, tam bir ‘Tarih Cahili’ olduğu ortaya çıktı. Programcı soruyor ‘Sarıkamış’ta kimler savaştı’ diye. Hoca’nın verdiği cevap ‘Hani hep derler ya kurtuluş savaşını Kürtlerle yaptık. Bütün cephelerde birlikte savaştık. Ben onları bilmem ama Sarıkamış’ı iyi bilirim.’ Der ve devam eder.
Bu söyleşideki iddiaların çelişkisini görebilmeniz için aşağıdaki linkleri veriyorum.
Bu söyleşide, Cenub-i Garbi Kafkas Cumhuriyetini Eyüp Paşa’nın İngilizlere ihbar ettiğini söyler. Hocanın anlattığına göre sanki bir gece gizlice toplanmışlar hükümet kurmaya karar vermişler, içlerinden Kürt Eyüp Paşa gitmiş ihbar etmiş ve İngilizlerde hükümeti dağıtmış. Bu cumhuriyetin hikayesini yukarıdaki link’ten okuyun söyleşideki tutarsızlığını kendi gözlerinizle görün. Sürgüne giden hükümet üyelerini de ayrıca inceleyin. Benim ilgimi çekti.
Sarıkamış harekatına katılan 17.000 Kürt askeri kaçtı diyor. Delil olarakta Fevzi Çakmak'ın hatıralarından bahsediyor. Bakın bakalım Fevzi Çakmak paşa Sarıkamış harekatına katılmış mı? Halbuki, Fevzi Çakmak Paşa 'Sarıkamış harekatına' katılmamıştır. Hep batı cephesinde bulunmuştur. Sarıkamış harekatı 22 Aralık 1914, Fevzi Çakmak paşa o dönem batı cephesindedir. 7 Eylül 1916'da 2. Kafkas kolordusu komutanı oluyor. Hocamız ne diyor "Ben diğerlerini bilmem ama Sarıkamış Harekatını iyi bilirim. Kürtler Sarıkamış
Harekatında ilk top patladığında kaçmışlardır. Bakın Fevzi Çakmak'ın hatıralarında yazıyor."
Hamidiye alayları, Sultan II. Abdulhamit’in ne büyük bir devlet adamı olduğunun göstergesidir. Filistinin elden gideceğini önceden görmüş ve tapuları kendi üzerine geçirmiş, Irak’ta ki petrol yataklarını tesbit ettirip o alanların muhafazası için gerekli tedbirleri almıştır. Doğu’da ise Hamidiye alaylarını kurarak anadolunun talihini değiştirmiştir. Kurtuluş savaşını kazanmamızın tek nedeni Kazım Karabekir komutasındaki Hamidiye alaylarının silah bırakmamasıdır. Erzurum ve Sivas kongresi bu güçlerin himayesinde yapılabilmiştir. Daha sonrasında İngiliz ve Fransızların doğu ve güneydoğu illerinden çıkarılmasından sonra Ankara Anlaşması imzalanmış ve Kurtuluş Savaşının talihi değişmiştir.
Sultan II. Abdulhamit’i tahttan indirerek Osmanlı İmparatorluğunu dönülmez mecraya sokan kim? İttihat ve Terakki. Sarıkamış harekatını yapan kim İttihat ve Terakki. Peki, İttihat ve Terakki üyesi bir tane Kürt’ var mı?
Şimdi görüyorum ki hocamız, Sarıkamış kar'ıyla yapmış olduğu “Bingür SÖNMEZ kar'dan kaleleri” ni baharın gelmesini beklemeden kendi elleriyle yıkıyor.
Ayrıca şunu da burada açıkça belirtmek istiyorum. Tarihte kurulmuş olan bir çok Türk devleti vardır. Bu devletlerin hiçbiri dış düşmanlar veya içerideki Türk olmayan unsurlar tarafından yıkılmamıştır. Son en büyük Türk devleti olan Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasına İttihat ve Terakki neden olmuştur. Bundan öncekileri de, bundan sonrakileri de başkalarından bilmesinler.
Zira, günümüz ulusalcıları da ‘İttihat ve Terakki’ benzeri tavırlar sergilemekte ve bu gidişle güzelim ülkemizi bir taşa toslatmaya gayret göstermektedirler.
Neyse ki, başımızda sağ duyulu devlet adamlarımız ve bu çabalara prim vermeyecek bir milletimiz var.