Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa İlanlar ve Haberler BİR HACI ARİF SUNGUR VARDI

BİR HACI ARİF SUNGUR VARDI
Cengiz ATİLA
Eşme-İZMİT, 04.11.2011

Ben, Bu başlık altında yazacaklarımı sıralayıp site yöneticimizden izin alırken O'nu yazacağımı hiç düşünmemiştim. O, kuyruklarda sıra bekliyen bazı hakkına razı olmazlar gibi CIĞIZLIK YAPIP öne geçti. Sitemizin BAŞARI HİKÂYELERİ bölümünde kendine ayrılan kısımda ve kendi kaleminden özgeçmişinin özetini yazmış...
 
Benimle tanışmasının öyküsü de şöyle : Kocaelinde yerel olmasına rağmen saygın ÖZGÜR KOCAELİ gazetesi var. Onda Dernek Başkanı iken yaptıkları bir etkinliği okudum. İlgimi çekti. Sonra da yarı mektup yarı dilekçeye benzer birşey yazıp Dernek Başkanlığı adresine gönderdim. Mektubu geç almış olmalı ki, 15 gün sonra bizim kapıda pırıl pırıl siyah bir jeep durdu. Ve içinden çıkan 5 kişi beni sormaya başladılar."BURASI" dedim. Giriş kapısına yönelip içeri girer girmez elime sarılıp öpmeğe kalkıştıktan sonra diğerlerine de kendi yaptığını yaptırdı. Oturduk. Tanıştık.Uzun uzun konuştuk. Sonra telefonla sipariş edip bir tepsi lahmacun getirttim. Hanım yanına bir tencere ayran çalıp turşu çıkardı. Sohbetin eşliğinde güldük gülüştük ve tanışmamız oldukca güzel geçti.

Sonraki günlerde Dernek adına tertiplediği tüm etkinliklere katılmamdan çok memnun oluyordu. Hele de Marmara Bölgesinin önemli meyve üretim merkezi Eşme'den eliboş gitmeyişim çok hoşuna gidiyordu. İlerliyen zaman içersinde eşleri Hanımefendiyi

canı sıkıldıkca alıp bize gelmeye başladı. Bana bilgisayarı öğrenmeme yardımcı olup Zeki Gültekin Beyle ve sitesiyle tanıştırdı. Geceler tertip ediyordu. İlk tertiplediği gecede derneğe hediye ettiğim turistik eşya setinin satışına müsaade istedi benden. Ettim. Hatta satışı bana yaptırdı. O zamanlar liranın sıfırları henüz atılmamıştı. "SATTIM" ha satıyorum derken bir milyar yüzelli milyon verende kaldı. Çok memnun oldu. Tertiplediği ikinci gece için de beni davet etti.Maazeretimi belirtince de yeniden hazırladığım turistik eşya saetini kendi gelip alıp götürdü.Ama O sadece 65o liraya satabildiklerini sonraki günlerde güle katıla söyledi. İki ay önceydi. Antalya'da tedavisini yapan doktordan İZİN alıp gelmişti. Ayhan Döşkaya ve hanımları ile çıkageldiler. Eşme'de hava güzel, manzara güzeldi. Bu buluşmaya hepimiz memnun olmuştuk. Yemekler hazırken hiçbir şey yemediler. Belli ki Ayhan biryerlede onlara kebap ısmarlamış. Karpuz ve meyve yemekle yetindiler. Kalkarken bizlerden halallık istedi.Biraz mütereddit te olsa helallaştık.Mutluydu.Görünüşü de Azraile teslim olacağa hiç benzemiyordu. Sonrası malum.30-Ekim-2009 Cuma günü Yenikent Merkez camiinde kılınan Cuma namazını müteakiben,mahşeri bir kalabalıkla kılınan cenaze namazından sonra ebedi istirahatgahına uğurladık.
 
O, barış ve sevgi adamıydı. Gönlü herkesi sevebilecek kadar genişti. Kırmak, incitmek, gücendirmek O'nun kitabında yoktu. Konuştukları kelimeler ağzından bal'a batırılmış olarak çıkardı. Dini bütün, imanı sağlamdı. Mizahtan hoşlanır espiriyi severdi. Her ne vesile ile olursa OLSUN hakkı ve hukuku savunurdu. Kendisine sadece "HACI" denmesiniş seven kalender bir insandı. Bu mümtaz hemşehrimizin hastalığı ile ilgilenenlerede, cenaze merasimine iştirak edenlere de, maazeretleri dolayısiyle gelemeyip taziyelerini gönderenlere de çok çok teşekkür eder, hepsinden Allah razı olsun deriz.
 
Ruhu şad, mekânı Cennet olsun. AMİN. Bu dünya fani, bu dünya boş...
 
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."