Bu tartışmaların zamanlamasına baktığımızda son yıllara denk gelmesi ilginçtir. Son yıllarda Sarıkamış Harekatıile ilgili yapılan çalışmalar (anma programları, konferanslar, kitaplar, filmler, müzik albümleri, konserler vb etkinlikler) Sarıkamış Harekatı’nın konuşulmasına yol açmıştır. Oysa bir ülkenin tarihçileri, tarihi bir hadiseyi işlemek için onun gündeme gelmesini beklememeli, tam tersi konu ile ilgili gündemi onlar belirlemelidirler.
Tarihimize ‘’SarıkamışHarekatı ‘’, ’’Sarıkamış Faciası’’, ’’Sarıkamış Dramı’’ vb isimlerle mal olmuş, taraflı tarafsız herkesin 90.000 olarak bildiği, dahası tarihe bu sembol rakamla mal olmuş Sarıkamış Şehitlerinin sayısını, bu tarihi hadiseyi adeta itibarsızlaştırmak için önce 76.000,ardından 46.000 ve son olarak ise Yazar Mehmet Niyazi ÖZDEMİR’in ‘’tez’i’’ ile 23.000 rakamına kadar düşürdük. Öyle
anlaşılıyor ki yakın gelecekte ‘’sadece 300-500 askerimiz şehit oldu’’söylemini dahi işitebiliriz.
Sarıkamış Harekatı’na katılmış 9.Kolordu’nun Komutanı Köprülülü Şerif İlden’in Harekata ışık tutan kitabında birliklerin toplam sayısı da, şehit sayısı da kesin olarak verilmektedir. Öyle ise bu ‘’sulandırma’’ ve ‘’itibarsızlaştırma’’ çabaları ne için ?
Sanırım iç içe 2 cevap vermek yeterli olacaktır; ‘’İşgüzarlık’’, ‘’sorumluları aklama çabası’’ buna bağlı olarak ise bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde ‘’itibarsızlaştırma’’.
İttihat ve terakki anlayışının günümüz temsilcilerinin öteden beri sorumluları aklamak, ’’nasıl olsa bir gün ölmeyecekler miydi?’’ türü gerekçelerle meşru kılmak ve harekatın gereğinden fazla abartıldığı anlayışına çokca tanıklık ettik. Ancak üzücü olan, yazılan resmi tarihe itibar etmeyip yaşanılanı, bilinmeyeni,sorgulanmayanısunması gereken yazar, aydın ve çevrelerden de İttihat ve Terakki cephesinin bu gerçek dışı yaklaşımına verilen destektir.
Son olayı örnekleyecek olursak; Mehmet Niyazi ÖZDEMİR’e sormak gerek. Sarıkamış Harekatında şehit sayımızın 23.000 olduğuna dair elinizde belge var mı ? Sarıkamış Harekatı ile ne zamandan beri ilgilenmektesiniz ve şu ana kadar konu ile ilgili ne tür çalışmalar yaptınız?
Öyle ya; Genelkurmay Arşivinde dahi şehit sayısı 60.000, İttihat ve Terakki anlayışına sahip yazarlar tarafından dahi 60.000 ile 80.000 olarak bilinirken yeni bir iddia da bulunmak için elde çok sağlam belge ve bulguların olması gerekir.
Sarıkamış Harekatı ile ilgili ilk yayını 1922 yılında ulusal bir gazetede yayınlanıp,sonraki yıllarda kitaplaşan Köprülülü Şerif’in,’’Sarıkamış Dramı’’ adlı eseri yazan Alptekin Müdderisoğlu’nun, ’’Sarıkamış’tan Esarete, Ziya Yergök’ün Anıları’’ da dahil, bu konuda çok sayıda eser yayınlamış Osmanlı Tarihçisi Sami Önal’ın yazdıkları, pek çok ülkede yayınlanmış mecmualar, tarihi belgeler ve en önemlisi pek çok halk türküsünde
‘’… Sarıkamış diye yandı Doksan bin evin ocağı …‘’
gibi somut bilgi ve belgeleri bir yana bırakıp sizlerin verdiği bilgilere itibar etmemiz için bizi ikna etmelisiniz. Bunun için saydığım bilgi ve belgeler gibi el ile tutulur,göz ile görülür donelerinizin olması gerekir. Şayet yoksa ve tahmini bir şey söylüyorsanız toplum belleğine büyük bir kötülük ve orada can veren 90.000 Anadolu Çocuğunun hatıralarına haksızlık yapmaktasınız.
Genelkurmay arşivinde dahi şehit sayısı 60.000 olarak verilmektedir. Buna bir de künyesiz ve üniformasızları ( kürt aşiret alayları ve avşarlar’ın künyeleri ve üniformalarıbulunmamaktadır)eklerseniz sayıyı bulmanız zor olmayacaktır. Kaldı ki tüm tarihi belgelerde 3.Ordu mevcudu 120.000 rakamının üstünde olarak telaffuz edilir. Sibirya’dan dönen esirler de dahil sağ kalanlar ise 18.000 ile 20.000 arasında telafuz edilir.
1998 yılından beri Sarıkamış Harekatı üstüne her bölgeden türküler derledim. Derlediğim türküler 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘’Bir Beyaz Ölüm’’, 2008 de ise ‘’Sarıkamış’a Varamadan’’ adları ile 3 albüm olarak yayınlandı. Bu türkülerin derlenmesi sırasında yüzlerce halk edebiyatçısı, akademisyen, ozan, yazar ve yakınlarını kaybetmiş vatandaşlarla görüştüm. Hepsinin ortak görüşü; 90.000 sayısının artık sembol bir rakam olduğu yönündedir.Biraz eksik,biraz fazla ne fark eder.
Dahası şunu gördüm ; Sarıkamış Harekatı, son yıllarda gündemde olduğu için ilgilenmeye başlayan tarihçilerin yazdıklarından çok, ateşin düştüğü ocaklardan yükselen çığlıklar ve ozanların yaktığı ağıtlarla hatırlanıyor.
Saygılarımla
Recep ERGÜL