Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Salı, 07 Şub 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Cengiz ATİLA Yazıları (I) SARIKAMIŞ'ın DAMATLARI

SARIKAMIŞ'ın DAMATLARI
Cengiz ATİLA
EŞME-İzmit, 27.6.2010

Gazipaşa İlkokulu, Fevzipaşa İlkokulu ve Sarıkamış Ortaokulu. Bunlar Sarıkamış'ın eğitim ve öğretim kurumları. Başka emsali ve ilerisi yok. Fevzipaşa İlkokulu oldukca imtiyazlı ve şanslı bir okul. Gazipaşa ise garibanların okuluydu. Ortaokul, oldukca iyi durumdaydı. Bazı dersler vekil öğretmenlerle yürütülse de yine de ciddi ve disiplinli bir eğitim öğretim kurumuydu.

Çeşitli zorluklara katlanarak ta olsa, bu okulu bitirenler büyük bir şaşkınlık içersine düşerlerdi. Çünkü ilerisi yoktu. Bu duruma düşenlerin önünde üç seçenek vardı.
1 - Birkaç kişi birleşip Kars'ın kenar mahallelerinde bacası tüten damı akan susuz elektriksiz bir damaltı bulup orada
ikamet ederek KARS LİSESİ'ne kaydını yaptırıp lise tahsili yapabilmek için sansını denemek.
2 - Astsubay ve Askerî Liselerin sınavlarını takip edip katılmak, şayet kazanırsa bu okullara kapağı atıp Astsubay ya da
subay olabilmek için çırpınmak. Bir de İstanbul'daki büyük liselerin parasız yatılı sınavları vardı ki oraları kazanmak
mucize gibi bir şeydi.
3 - Üçüncü ve çoğunlukta olanı, birkaç yıl oyalanıp askere gitmek. Zira çeşitli kurumlar zaman zaman açtıkları memur sınav
ları için gereken şartlardan birisi askerliğini yapmış olmaktı. Askerliğini Jandarma, İnzibat ya da Çavuş olarak yapanlara
polislik sınavları için avantaj tanınmaktaydı. Tabii torpil ve iltimas herşeyin önünde idi.

Hal böyle olunca Sarıkamış'ın gençleri işsiz, güçsüz, parasız mesleksiz aylak birileri olmadan öteye gidemiyorlardı. Bu nedenle de kimse bunlara kız vermiyordu. O nedenle de evlanip yurt yuva kuramıyorlardı. Sarıkamış'ın evlenme çağına gelmiş güzel kızlarının ana babaları şöyle düşünüyorlardı. "İşi-gücü maaşı geliri olmıyan kimselere kız vermek, kızı ateşe atmak demektir." Bu düşüncede
kiler haklıydılar. Çeşitli sınıflardan Astsubay Okullarından mezun olur olmaz iki pır pır takarak Sarıkamış'taki kıta hizmetlerine başlayıp alıştıktan sonra, evlenmenin telaşına düşerlerdi. O zamanlar Halk Eğitim Müdürlüklerinin görev kapsamına giren işleri de Maarif Müdürlükleri yapardı. Bunlardan birisi, zaman zaman genç kızlar için açılan BİÇKİ-DİKİŞ kursları idi. Sonradan K.K.İlkokulu olan binada hizmetlerini sürdüren Maarif Müdürlüğü salon büyüklüğünde bir odayı BİÇKİ DİKİŞ kursları için tahsis etmişti. Bu kurslar Sarıkamış'ın evlilik çağına gelmiş gelinlik kızların biçki, dikiş öğrenmelerinin yanında evlenmelerine de yardımcı olurdu. Mesai saatleri okullarınkine denk geliyordu. Kursun dağılması ile eski, belediye caddesine paralel olan arka sokağa delikanlıların özellikle de astsubayların yolu düşer, aşağı yukarı volta atarlardı. Astsubaylar gözlerine kestirdikleri güzel kızları takip eder, evini öğrenir ön araştırmayı yapar sonra da birilerini elçi olarak gönderir kızı istetirdi. Ana-babalar usul gereği biraz naz etseler de kızlarının astsubayla evlenmesine razı olup evlendirirlerdi. Ve bizim Sarıkamış delikanlılarına da hayıflanmak ve de kafa göz sallamak kalırdı.

Bu kural oldukca çok tekrarlandığından Sarıkamış'ın damatlarının çoğu Astsubay idi. Tabii bu kuralı kullanarak Sarıkamış'a damat olan Asteğmem Teğmen, üsteğmen rütbesindeki genç subaylar da vardı. Ama bunlar azınlıkta idi. Bazende üzücü olaylar da olurdu. Sarıkamış'lının kızlarını Astsubay ve Subaylarla evlendirmeye hevesli olduklarını öğrenen bazı düzenbazlar da kendilerini sahte Astsubay, sahte Subay olarak tanıtır, evlilik girişimlerine bu kimlikle hamle yaparlardı. Bizim hiçbir araştırma yapmadan damat adayının teklifine balıklama atlıyan ana-babalar teklife FİT olurlardı. Uyanmaları ise; kızın altınlarını parasını cehizini kaptırıp ortadan kaybolduktan sonra olurdu.

Bir de İÇGÜVEYSİ olayı vardı. Damat adayı iyi hoş ta evlenmek ve ayrı ev açmak için gerekli para yok. Bu durumda kızsahipleri "Olsun O da bizim evladımız." düşüncesinden hareketle fedakârlık gösterir içgüveysi olarak evlerine alırlardı. Bu Sarıkamış'ın damat taifesi Sarıkamış'ta doğmuş büyümüş olanlar kadar Sarkamış'ı sever, kendilerini Sarıkamış'lı sayarlardı. Öyleki, Sarıkamış'tan tayinen gidip başka yerlerde hizmetlerini devam ettire ettire sırmalarını çoğaltıp Kıdemli Başgedikli olduktan sonra emekli olup, Sarıkamış' gelip yerleşenler, hatta herhangi bir iş kolunda esnaflık yapanlar bile vardı. Böyle bir hayırlı hizmet süresi nasip olmayıp başka yerlerde ölen damatların bile cenazeleri Sarıkamış'a getirilir (Bazen de bu durum vasiyeti icabı olurdu.) Sarıkamış'ın mezar
lığına defin edilirdi. Sarıkamış'ın sevgili damatlarındam okuma azmi ve hırsı olanlar da yok değildi. O zamanlar Üniversitelere giriş sınavsızdı. Ama en az lise mezunları Fakültelere kayıtlarını yaptırabiliyorlardı. Oysa Astsubaylar Ortaokul mezunu bile sayılmıyordu. Okumayı azmetmişler önce Ortaokulu, sonra Liseyi dışarıdan sınavlarına katılarak bu engeli aşarlardı. Bir bakmışsın Sarıkamış'a
iki sırma ile gelmiş bir Astsubay yıllar sonra, İktisat'ı ya da Hukuku bitirmiş müfettiş Hakim Savcı Avukat olarak Sarıkamışı gururla ziyarete gelirlerdi.

Özetlersek, Sarıkamış'ın Astsubay damatları çoktu vede kızların güzellerini hep onlar alırdı.

Sevgi ve saygılarımla sunarım.
 
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."