Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 08 Şub 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Cengiz ATİLA Yazıları (I) DELİ DELİ OLMA - (MALAKANLAR) (Filmin Adı böyle)

DELİ DELİ OLMA - (MALAKANLAR) (Filmin Adı böyle)
Cengiz ATİLA
EŞME_İzmit, 05.08.2010
 
3 Ağustos akşamı saat yirmi sıralarında televizyonda uzaktan kumanda ile gezinirken Kanal D’nin ekranının sağ üst köşesinde (Tv. İlk) yazısı dikkatimi çekti. Takıldım. Üç defa reklam arası vermesine rağmen 98 dakika süren bu harika yerli filmi sonuna kadar izledim. Yönetmeni Murat Saraçoğlu. Bu filmde Tarık Akan, Şerif Sezer, Levent Tülek gibi tanıdık sanatçılarla beraber rollerini oldukça iyi yapan çocuk sanatçılar da rol almışlar. Konu: 1877-1878 Osmanlı Rus savaşından sonra yani Türklerin 93 harbi dedikleri savaştan sonra Çarlık Rusyanın Volga havzasında mutlu bir şekilde yaşıyan Malakan’dır (Asıl MOLAKAN).Rusların cezalandırılmaları için mecburi iskâna tabi tutarak elde edilen yeni Kars topraklarına sürgüne gönderilmeleri. Bu gönderilenlerin arasında MİŞKA ve aileside vardır. Ki, yönetmen onların yaşamlarını almış bir kuyumcu titizliği ile işlemiş. Film, Kars'a yakın bir köyde (İhtimal ki Names köyünde) ve kış mevsiminde çekilmiş. Film harnekadar Mişka'yı ve ailesini anlatmayı gaye edinmiş ise de, asıl bizim oraları ve BİZİ anlatıyor. Bu filmi seyretmek sıla özlemi çekenlere ilaç gibi gelmektedir. Yönetmenini ve oyuncularını kutluyorum.

Bu filmi seyretmek bu haftaki yazıma Malakam'ları konu etti. Rus Çar'ı Aleksey Mıchayloviç 1666 tarihinde Moskova'da bütün Rus ruhanîlerini toplantıya çağırdı. Ruhanîler toplantısı İstanbul Rum Patriği tarafından da onaylanan NİKO'nun yaptığı düzenlemeleri yeniden tasdik etti.Ve bu karara rağmen karşı gelenleri cezalandırma katrarını aldı.Yine de Rus halkının bir kısmı özellikle de Volga'nın kuzeyindeki ormanlık bölgede yaşıyanlar "ESKİ DİNİ" bırakmadılar.Bunlardan biri de MALAKAMLAR'dı. O tarihte Rus halkının inancında, haftada iki gün süt içme geleneği vardı. Oysaki Malakanlar böyle bir pehriz(Oruç) inancına itiraz ederek haftanın her gününde süt içilebileceği kanaatinde idiler. Suçları haftanın her günü süt içebilmek olan Malakanların Rusya'da Çar Hükümetince yeni elde edilen Kars topraklarında mecburi iskâna tabi Malakamlar'ın sayısı 20 000 olarak bazı tarihler yazsa da 1-Ocak-1912 yılında yapılan nüfus sayımında Ardahan'da 1638,Kağızman'da 341, Oltu'da 11,Kars’ta 11573 olmak üzere toplam 13 563 Sektant (tarikat) mensubu Rus Malakanı Türkiye'de olduğu belgelerle sabittir. Malakanların bedensel yapıları genellikle iri-yarı, uzun boylu, kalın parmaklı, pembe tenli, tam sarışın insanlardı. Dürüst, namuslu ve çok çalışkan insanlardı. Ellerinden gelmiyen iş ve zeneat yoktu. Özellikle su değirmenlerini kurup çalıştırmak onların sanatkâr ruhlarına göre bir işti. Bu özelliklerinden ötürü Kars ilçeleri ve köylerindeki bütün değirmenler mülkiyetleri ile onlarındı. ÜRETKENDİLER. Doğu Anadolu insanına arıcılığı onlar öğretmişlerdir. En iyi atı, ineği ve kümes hayvanlarını onlar yetiştirirdi. Tesadüfe bakın ki; 10-13 yaşları ömrüm onlarla yaşayarak geçti. Karahamza'daki değirmenimizin işleticici Malakan Fedir’di. İsimleri Vano ve Vaso olan akranım iki oğlu vardı. Onlarla çok iyi anlaşır arkadaşlık ederdik. Medeni insanlardı. Değirmenin lojmanı olarak kullanılan evi kendileri yapmışlardı. Ve çok kullanılışlıydı. Büyük bir salonun içinde fırın vardı. Evin hanımı Manya bu fırında nefis ekmekleri çörekleri börekleri pişirirdi. Ayrıca ham maddesi un-yağ-balık-yumurta ve kümes hayvanlarından lezzetli birçok yemek yapardı. Sofra adap ve geleneklerine çok bağlıydılar. Fırının karşısındaki uzun masaya herkes yıkanmış temizlenmiş taranmış olarak otururlardı. Uzun masanın bir başında babaları Afanos diğer başında hışır-hışır kaynamakta olan mis semaveri kullanan anneleri Mnya otururdu. Baba Afanos İncil’den ezberlediği bir dua okur, diğerleri de "Âmin" dedikten sonra yemeye başlanırdı. Yemek sonrası da tekrar dua edilirdi. İlk defa hamamı onlarda gördüm. Pazar günü oldu mu hamam yakılır ailenin tüm fertleri kaynar sularla şakır-şakır yıkanırlardı. Ben de onlarla banyo yapar temizliğin tadını onların sayesinde alırdım. Sonra, en güzel elbiselerini giyinir kuşanır taranır at yaylısı ile gezmeye giderlerdi. Gittikleri yerler genellikle Malakan köyleri olan Zoğrap ve Çakmak’tı. Ölülerini de bu köylerin mezarlıklarına gömerlerdi. Pazar günü değirmenin kapısına kilit vurulur milyon verseniz dahi hiç ir iş gördüremezdiniz. Kişiliğimi tamamlarken onlardan ve medeni yaşayışlarından çok şey öğrendiğimi itiraf etmeliyim. Kanunlara saygılı, devletini seven, vergisini veren hiçbir nahoş iş yaratmayan, askerlik yapan barışsever insanlardı. Onların bu örnek davranışlarına karşılık bizim Müslümanlar onları her vesile ile rahatsız ve huzursuz ederlerdi. Adamlar bu yüzden mallarından namuslarından hatta canlarından emin değildiler.

Sonunda horlamalara ve hakaretlere daha fazla tahammül edemeyerek 1962 yılında Rusya'ya gitmek istediklerini resmen T.C. Hükümetine bildirdiler. Devlet Rusya ile kurduğu bir komisyonda konuyu enine boyuna görüşüp, Rusya'ya gitmelerini uygun gördü. Gitme hazırlıkları çok acıklı oldu. Bir kere gidecekleri ülkede komünizm rejimi devam ediyordu. Komünizm’in ne olduğunu bile bile kendilerini ateşe atıyorlardı. İkincisi taşınmaz ve taşınır mallarını kelepir vermek mecburiyetinde kaldılar. Seksen sene yaşadıkları bu yeri ikinci vatan edinmişlerdi. Kopup gitmeleri kolay iş değildi. Sonunda her şeyi göze alarak ağlıya ağlıya çıkıp gittiler.(1962) Malakanlar çok talihsiz milletti. Bu talihsizlikle İsa'ya de Musa'ya da yaranamadılar. Rusya'da Çarlık rejimi, bizde de köylük milleti adamların başlarına etmedik iş bırakmadılar. Gidenlerden ara-sıra şifreli mektuplar geliyordu. Bu mektuplardan biri de babama gelmişti. Ve değirmencimiz Fedir şöyle yazıyordu. Mustafa Efendi. Bizi merak etme. Biz burada Sarıkamış'taki "CIRO AĞA" gibi yaşıyoruz. Babam çok üzüldü. Okuyunca da ağladı.  

Sevgi ve saygılarımla sunarım.

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Ekrem TOS; lawyer & interprete  - Ciddi kurum ve kuruluslar, üc degisik ceviriyi ald   |19-08-2010 23:37:23
Dear Sir!
It's an important decision and warm invitation to the main figures of
serious producers on the Human Heritage matters like;
Discovery Networks
U.S.
Mr. Joseph Abruzzese
Discovery Communications
New York City
(Manhattan)
Phone 001. 212.548.5555
Fax: 001. 212.548.5804


History
Channel
AE Television Network
feedback@aetv.com


HRWF-Human Rights
Watch Foundation
Avenue des Gaulois, 7
1040 Brussels, Belgium
Tel:
0032-2-732-2009
Fax: 0032-2-732-0471

Autor-(living witness) on the
cultural/heritage wealth of the minorities of NorthEastern Turkey;
Cengiz
ATILA
Post Office Box 170
41100 Kocaeli-Turkey

Phone 0090 262
3772091
Mobile phone 0090 537 548 05 50

Humanitarian coordinator
(Lawyer&interpreter) Ekrem TOS
Please, stay be connected about the DOCUMENTARY
MATTERS/memories/articles etc about the Minority people Molokans!
*It's
non-commercial info, but Human Rights and Human Heritage...
Faruk Ünalp  - Yorum   |15-08-2010 23:41:42
Malakanlar'la ilgili bir döneme, yaşantınızdan kesitlerle olabildiğince
yalın ve gerçekçi ışık tutuğunuz için teşekkürler, tebrikler ve
saygılar sunuyorum.
Uğursoy  - Yorum   |10-08-2010 16:12:55
Sevgili Cengiz ATİLLA Bey;
Yazınız az ama öz olmuş.
Bende Selim
Bölükbaş köyünde doğmuş ama sonrasında ailecek Sarıkamış'ta
yaşamış biriyim.Bizim köyümüzün değirmeninide Malakanlar
işletirmiş.Rahmetli babanem ve sevgili babam dan dinlerdik.Konu çokta uzak
olduğumuz bir konu değil.
Birde sonda eklemiş olduğunuz "Ciro Ağa
"yı açarsanız bilgilemiş oluruz diye düşünüyorum.
İyi
çalışmalar ve iyi günler.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."