|
Cengiz ATİLA
EŞME-İzmit, 19.8.2010
İnsanın önce kendisi ile, sonra aile efradı ile, hısım-akrabası ile dost ve arkadaşları ile, komşuları ile, selam alıp-verdikleri ile sevdikleri ile BARIŞIK olması NE KADAR GÜZEL. İnsanın bir fidan dikmesi ya da bir fide ekmesi O'na bakıp büyütmesi, sulaması, yeşertip çiçek açtırması, açılan çiçeği önce tomurcuk sonra meyveye dönüştürmesi, olgunlaştırdığı meyvelerden iki tane koparıp birini sevdiği birine ikram etmesi, diğerini kendisinin "HAM" etmesi NE KADAR GÜZEL. Ulu bir dağın eteğinde buz gibi sular fışkırtan bir pınardan avuç dolusu suları kana kana içmesi, başını boynunu onunla yıkayıp rahatlaması, uzunundan bir OHHh BEE çekmesi, suyun bir nimet olduğunu bilmesi, NE KADAR GÜZEL. İnsanın okuması, okudukça olgunlaşması, kendine ailesine yurduna ulusuna faydalı olması, bir şeyler üretmesi, kimse ile ölçünmemesi, hele de doğduğu yeri unutmaması, NE KADAR GÜZEL. İnsanın gönlü olması, gönlünde birini yaşatması, O'nu gönülden sevmesi, saygı duyup değer vermesi, O'na olan aşkını bitmez tükenmez enerji kaynağı etmesi, Onunla hayaller kurup rüyalar görmesi NE KADAR GÜZEL.
İnsanın genç ve sağlıklı olması, onun kıymetini bilmesi, spor yapması, müzikten hoşlanması, küçük hobilerinin olması, zamanını iyi
değerlendirmesi, sağlığa zararlı alışkanlıkları edinmemesi, NE KADAR GÜZEL. Paranız var. O'nu hayra kullanmasını da biliyorsunuz. Tereddüdünüz tercihte. Sonunda; bir öksüzün bir yetimin elinden tutup hamilik etmeye karar veriyorsunuz. Yetimhanede bir erkek çocuğunu gözünüz kesiyor. Başını okşayıp adını soruyorsunuz, kibar ve masum bir ifade ile söylüyor. Kayıt kuyudunu yaptırıyor elinden tutup evinizin yolunu tuttuğunuzda O,çölde bir ağaç gölgesi bulmuş ceylan yavrusu gibi kendini hissediyor. O'nu seviyorsunuz. O da sizi sevecektir. Önce, giyim kuşamı beslenme ve iyi alışkanlıklar edinmesi ile ilgileniyorsunuz, Okula yazdırıyorsunuz, hocalar tutup özel dersler aldırtıyorsunuz. O'nun için hiçbir masraftan hiçbir fedakârlıktan çekinmiyorsunuz. O da bunun bilincinde. Gece gündüz ders çalışıyor.İyi notlar alıyor,iyi karneler getiriyor. Sınavlara girip çıktıkça kendine olan güveni artıyor, sizi de mahcup etmemenin gururunu yaşıyor, sonunda iyi bir fakülteyi kazanıyor. Kesintisiz ve kayıpsız bitiriyor okulunu. Bir mevki bir makam sahibi oluyor. Yapacağı işleri sıralarken "sizi ziyareti" listebaşı yapıyor. Gelmesi "BABACIĞIM" diye boynunuza sarılıp her yerinizi öpmesi, sizi mıncıklaması "ÇAK" demesi NE KADAR GÜZEL. Mertlik insanlara özgü bir alışkanlıktır. Mert olan paylaşmasını da bilendir. Olaylar karşısında hep doğrudan yana olmak, mertliğin erdemlerindendir. Mert insan ayni zamanda güven kaynağıdır. O'na güvenmek, NE KADAR GÜZEL. Gitmeyi bir türlü aklına getirmeyen KIŞ'a; lodosun canı sıkılır. Hiddetlenir. Bir gecede akşamdan beyaz bir yorgan gibi serili karları önüna katar tepelere doğru sür babam sür eder. O da konak yerinden memnun olmayan bir misafir gibi ardına bakmadan tüyer. Peşine kardelenler, sümbüller, menekşeler çoban çiçekleri, laleler teneke çalıp "ANCA GİDERSİN" diye nanik yapmaları. Sonra kırlangıçların göklerin maviliklerinden süzüle süzüle gelmeleri, onları sığırcık sürülerinin takip etmesi, son olarak ta leyleklerin doğdukları yuvaya avdet etmeleri. Güneşin bulutların arasına dalıp çıkmaktan vazgeçmesi, her yeri her yanı ısıtıp hayat vermesi, sırtınızı da ısıtıp size "OHHH BEE DÜNYA VARMIŞ" dedirtmesi, NE KADAR GÜZEL. Bu dünya bizden önce hayvanlarındı. Biz insanlar tamamen olmasa bile onların dünyalarını ellerinden aldık. Yaşam alanlarını daralttık.Yetmedi;onları avlamayı yani öldürmeyi öğrendik.Tuzaklar faklar kurduk sonunda tüfek icat edildi ki, bu da çoğu hayvan türlerinin neslini tüketti, bazılarını da azalttı.Oysa onlarda gezegenimizin bir parçası.Bir lokma etleri için onları güllelemek yerine,sevmenin yerinde olacağı NE KADAR GÜZEL.
Nimetlerini rızık edindiğimiz, suyunu içtiğimiz, havasını soluyarak yaşamımızı sürdürdüğümüz bu dünyanın bir sahibinin olduğunu, O'nun bu geçici dünyadan başka kalıcı manevî bir dünyasının da bulunduğunu, peygamberler aracılığı ile gönderdiği kitaplardan öğreniyoruz. Bu ilahi kudret ve kuvvet sahibinin 99 tane ismi olup biz Müslümanlar en çok "ALLAH" ismini kullanırız. Allah peygamber olarak görevlendirdiği Hazreti Muhammet (S.A.S.)ile gönderdiği Kuranda kullarının yapması ya da yapmaması gereken eylemleri açıkça belirtmiştir. Bunlardan biri de oruç tutmaktır. Ne mutlu bizlere ki orucumuzu tutuyor bayramımızı sabırla bekliyoruz. İşte bize bu sabrı veren ALLAH'a inanmak NE KADAR GÜZEL. Çağdaş iletişim araçlarının bazı olumsuzlukları olsa da insan yaşamına olan faydaları sayılmayacak kadar çoktur. Dünyayı küçülten, sıla ile gurbetin yolunu kısaltan bu harikalardan ara-sıra da olsa halının hatırının sorulması "NASILSIN" denmesi NE KADAR GÜZEL. Bütün bu güzelliklere emsal havasıyla-suyuyla, toprağıyla taşıyla, yazlar ve kışlarıyla gurur duyup iftihar ettiğimiz
ŞEHİTLER DİYARI-ŞEREFLER YURDU SARIKAMIŞLIYIM demek,
NE KADAR GÜZEL...
Saygı ve sevgilerimle sunarım.
|