Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Cengiz ATİLA Yazıları (I) GEÇMİŞ OLSUN

GEÇMİŞ OLSUN
Cengiz ATİLA
EŞME-İZMİT, 03.12.2010

Değerli hemşehrilerim,
Sarıkamış'lıyım diyen herkesi derinden üzen Derince olayının üzerinden bir hafta geçti. Umarım bu bir hafta sinirlerin yatışmasına, infiallerin sağduyuya dönüşmesine yetecek kadar bir zaman dilimi olmalı. Aslında genel bir kural vardır. Olaylar için hazırlanan dosyaların ilkin kabarık, bazen de çok kabarık oldukları bir gerçektir. Zamanla bu kabarık dosyalar incelir hatta bir varaka (bir yaprak kâğıda) sığdırılır ki bunun adı karardır.

Bu bizleri üzen olayın kabarık dosyası da medya hazırlamış servis etmiştir. O medya ki; hemen hemen ayni tarihlere denk
gelen Wikilenks sitesi tarafından yayınlananlar,değil şahısları ülkeleri dahi zor durumda bırakmış, Türkiye de bu zor durumdan nasibini almıştır. Yine O medya ki, İsviçre Bankalarında tek kuruşu olmıyan Başbakanımıza "İsviçre Bankalaında yedi sülalesine yetecek kadar parası var." yakıştırmasını sorumsuzca yapmıştır. Medya Bu? Torba deyilki ağzını büzesin. Bizin olaya da gaz vermesi "HABER YAPMA" "HABER SATMA" uğrunadır. Hiçbir trafik kazası istiyerek olmaz. Aniden ve iradenin dışında olur, yitik ve üzüntü getirir. Bu geceyi hazırlıyanların da böyle bir kazaya düçar oldukları izahtan verestedir. Olayın teselli yanı da şudur: Sarıkamış'ın bağrından çıkan duyarlı hemşehrilerimiz olduğu kadar, soğukkanlı, sağduyulu olanlar da durumdan vazife çıkarıp telkin ve teskin dolu sözlerle donatılmış güzel güzel yazılar yazarak, infiale su sıkan bir nevi itfaiye görevini yapmışlardır. (kendilerini kutluyoruz)

Bunlar ve benzerleri yeterli mi? Asla yeterli değil. Olaylar tan ve doğru olarak aydınlanmadığı müddetce "ÇİĞ" kalan yerleri olacaktır ve bu "Çiğ" kalan yerler de hep batacak hep sancacaktır. Atatürk, herkes anlasın diye İstiklal Savaşımızı NUTUK adlı kitabında yazdı. Kâzım Karabekir Paşa da ayni fikirden hareketle "İSTİKLÂL HARBİMİZ" adlı ikibin sayfalık bir tarih yazdı. Ama büyük emeklerle yazılmış bu tarih kitabı sakıncalı görülüp toplattırılma şanssızlığına uğradı ve yasak yayınlar listesine girdi. Buna rağmen bir vesile ile benim elime geçti ve OKUDUM. O kitapta belleğimde kalan en çarpıcı fikir şu olmuştur. "Atatürk Nutuk'u yazdı. Ben de İstiklâl Harbimiz kitabını yasaklanmış olsa dahi yazdım.İstiklâl Savaşımızın tam ve doğru olarak anlatılması ve anlaşılması için İnönü'nün de yazması lazım." sözleri olmuştur.

İnönü'ye sağlığında önerdiler. "Hazırlanıyorum, yazacağım" filan dediyse de yazmadı. Tutmuş olduğu küçük notlar Şevket Süreyya Aydemir'in eline geçti O da "İKİNCİ ADAM" ı yazdı. Bu kitap ta hiçbir fevkaledelik gösteremedi. İşte bunun içindir ki bu gün olmuş İstiklâl Savaşımızın anlaşılmasında birçok soru işareti kalmıştır.

Bunu bizim Derince olayına adepte edersek,bu yapılanların bu yazılanların asla ve asla yeterli olmadığını görürüz. Bu talihsiz olayın selametle bir İNTAÇ'a vardırılması, asıl yazması gerekenin yazması ile mümkün olacaktır.

O YAZACAK OLAN DA:
- Doksan yıl tarihin tozlu sayfaları arasında sıkışmış olarak duran, böylesine millî, böylesine önemli bir olayı çekip çıkaran.
- Gecikmeli de olsa Genel Kurmay Başkanlığını, Üniversiteleri bu işe koşan.
- Kamu oyu yaratan
- Medyayı seferber eden.
- Arşivleri tarıyan.
- Bu işin uzmanlarını bulup onlarla işbirliği yapan.
- Mahallinde incelemeler yapan ve yaptıran.
- Olayı yaşamış yaşlı kimseleri bulup onlerın şahadetinden istifade eden.
- Sivil toplum Kuruluşlarını da harekete geçiren.
- Konunun önemine binaen özel bir gurup kuran internette özel bir site açan.
- Müzik adamlarımıza ağıtlar tütküler yaptıran.
- Mahallinde filimler çektiren.
- Planlı proğramlı ve kaliteli "ANMA" lar düzenliyen.
- Olayın geçtiği,şehitlerin yattığı yerlerde abideler heykeller yaptıran.
- Şehitlere sahip çıkma sevdasını herkese aşılıyan.
- Bu işler için gerekli finansmanları (Yani paraları) cebinden harcıyan.
- Şehitlerin kimliklerini tesbit edip sahiplerine bildiren.
- Konu ile ilgili üç-dört kitap yazan.
- Her vesile ile televizyon ekranlarından bu tarihi gerçekleri anlatan.
- Bu işi kendine "AŞK" ve "İBADET" eden.

KISACASI "B U İ Ş İ N S A H İ B İ."
Sarıkamış ve Türkiyemizin medarı iftiharı Sayın Prof.Dr. Kalp Cerrahı "BİNGÜR SÖNMEZ"in yazması; olaya son ve kesin
noktayı koyacak ve herkese ilaç gibi gelecektir. Bu kadar fedakârlıkların sahibinin böylesi bir yazıyı bizlerden esirgemiyeceğini umuyoruz. Hatta bekliyor

"KENDİSİNİ ALLAH'a EMANET EDİYORUZ."

Sevgi ve saygılarımla sunarım.
 
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."