Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012

İSRAF
İsraf kelimesi ailelerin elbebek gülbebek tek ve şımarık çocukları gibi değildir.Ayni kalıptan çıkmasa da DNE leri ayni olan iki kelime daha vardır.Bunlardan birini adı MÜSRİF, diyeri SAVURGANLIK tır. Her üçününde anlam ve manası; boşuna harcama,saçıp savurma. Tek kelime ile"TUTUMSUZLUK" tur. İsraf:varlıkla zenginlikle ilgilidir.Bir şeyi israf edebilmek için önce o şeyin var olması gerekir.Fakir, olmıyan şeyi nasıl israf etsin?Buradan israfın tetikcilerinden birinin VARLIK olduğunu söyliyebiliriz.
İkincisi:Alışkanlık,terbiye ve yetişme ortamıdır.Ben İlkokul çağlarında iken Malakanlarla beraber yaşadığım zamanlar oldu.(Malakanlar Türkiyede su değirmenlerini işleten Rus asllı Türk azınlık vatandaşları idi.Sonraki yıllarda Rusyaya gittiler.) Onlarda sofra adap ve terbiyesi yüksek düzeydeydi Uzun bir masanın başına herkes yıkanmış taranmiş olarak oturur evin babasının yemeğe başkama duası sabırla beklenirdi. Uzun masanın bir başında baba,diğer başında büyük missemavarı kullanan anne otururdu.Ekmeklerini kendi yaptıkları taşfırında 3-4 kilo büyüklüğünde yaparlardı.Bunun adı "HILEP" ti. Bir tepsinin içinde yarım hılep ve yanında keskin büyük bir bıçak olarak herkesin önüne gelir ve herkes te o büyük ekmekten yiyebileceği kadar bir parçayı keserdi.Böylece hiç ekmek israfı olmazdı.Şimdilerde böyle bir disiplin böyle bir terbiye varmı ailelerde.Bir yazımda yazmıştım.Önenine binaen tekrar ediyorum.1980-1981 yıllarında görev yerin Adapazarı idi. Dörtyüzü aşkın personele öğlen yemeği,nöbete kalanlara da akşam yemeği veriyoruz. Aşırı derecede ekmek tüketiminin olduğunu tesbit ettim.İlkin elle sonrada makinası ile ekmekleri ince ince dilimletmem sayesinde ekmek tüketiminde % 35 tasarruf sağladım.Ailelerin çöp poşetlerine bakın,çöpün yarısı ekmek ve yemek artığıdır.Böyle olunca da köy şehir farketmeden bizim sokak kedi ve köpekleri sirklerin bakımlı hayvanlarından daha besilidir.
Hani bir Atasözümüz var ya?"Yuvayı dişikuş yapar."bu doğru.Bu doğrudan hareket edecek olursak,aile ekonomisinde kadının özellikle de annenin rolü büyüktür.Dünyada aile ekonomisini en iyi bilen Bulgar kadınlarıdır.Onlar patates yemeklerini patatesin kabuğunu soymadan yaparlar.İkincilik Alman,ücüncülük te Japon kadınlarıdır. Benim öğrencilik hatta öğretmenlik yıllarımda İlkokul
ların proğram ve müfredatında "TUTUM HAFTASI" vardı.Bir hafta boyu öğrencilere yerli mallkarını tanıtma ve sahip olma ile müsrifliği önleyici tedbirler öğretilirdi öğrencilere. Bankalar da bu iyi alışkanlığa destek verir mudilerin cocuklarına süslü kumbaraları bedava verirlerdi. İsrafın iteneklerinden biri de "VERESİYE" müessesesidir. Yaz tahtaya al haftaya.Rahmetli Barış Manço bunu ne güzel bir şarkı yapmıştı. AdıSARIÇİZMELİ MEHMET AĞA."Bakkalda bir hesap açtırdın mı?yandın demektir.Defteri alan bakkala koşar.Alınanlar sanki bedavadır.Aybaşı gelince de bakkaldan borcunu soramaz,uzattığın ikiyüz lirayı mahcup mahcup uzatırken "hele bunu bir hesaptan düş.Geresini elbet bişe ederiz." ricasını cılız bir sesle söylemeden başka seçeneyiniz de yoktur.
Tabii bu veresiye işi bu boyutlarda kalmayıp çağdaşlaştı.Oldu "KREDİ KARTI."Hani uygar insanın para taşımasına ne gerek var.böbürlenmesinin başlangıcı cazip olsa da sonu yıkımdır,felekettir,hatta intihardır.Banka senin aylık gelirinin bin lira olduğunu bile bile sonsuz harcama imkanı tanıyan süslü bir kart veriyor.Sen,hanımın ve çocukların talandan mal gelmiş gibi saldırıyor al babam al ediyorsunuz.Borç çıkıyor 70-80 bine.Ödemeye gelince "NE MÜMKÜN?"Kurtuluş cana kıymaklta.Böylesi olaylar bu günün medyasının değişmez konuları arasındadır. Borç ve kredi kartı böyle de "TAKSİT" müessesesi bunlardan dahamı şerefli.Halılar azbuçuk pörsüdü,yenile.Koltuklarla perdeler de epey eskidi, onları da yenile.Nasıl olsa taksit var.GHiyimitatil seyahat bunlar da taksit.Taksit taksit...Sonra başlıyorsunuz taksit taksit ödemeye.Sizin ömrünüz bitiyor taksitler bitmiyor.İsrafrın dinimiz İslam'da da yeri olmadığı,Kuranıkerimin muhtelif surelerişnde ve ayetlerinde ve de peygamberin hadislerinde münesip şekilde vurgulanmıştır.O kadar ki "Irmakta apdes alırken dahi fazla su kullanılması israftır." Denilebilmektedir.

Az daha unutuyordum.Âzarilerin değişiyle "Eşşeyin böğügü ahırda galıpdı."O da CEPTELEFONU çılgınlığı. 72 milyon nufuslu ülkemizde kayıtlı 40 milyonu aşkın ceptelefonu var.Ceptelefonu hayra kullanılırsa,elbetteki çağdaş bir iletişim aracıdır.Bizler hayra ve gereğe göre kullnmadığımız için fertlere ve ailelere bu yoldan büyük israf kapıları açılmaktadır.Bu maddi hasarın yanında ceptelefono sosyal yaşamımıza girdikten sonra hırsızlık,kaçakcılık,gasp ve fuhuş kolaylaşmış ve artmıştır.
Ben otuz yıl bunun müdürlüğünü yapmama rağmen,bir tane alıpo cebime koymayı israf sayıyor ve almıyorum.Çünkü yaşam
biçimimde telefona olan ihyiyacımı evimdeki telefon rahatca karşılıyor.

Bir de kolay kazanılan paların israfı da kolaydır.Alınteri ile kazanılan paraları kolay kolay israf edemezsiniz. İnsan sağlığında en iyi ilaç"HİÇ HASTA OLMAMAKTIR" İsraf batağına düşmemek içim de var mı "NORMAL SADE VE TEDBİRLİ" yaşamak gibisi.
Yorganına göre ayağını uzatıp,"ANAM BABAM KESEM ELİMİ SOKUP PEŞİN PEŞİN YESEM."

Sevgi ve saygılarımla sunarım.

Cengiz ATİLA

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."