Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Cengiz ATİLA Yazıları (I) BEŞLİ KUMPANYA

BEŞLİ KUMPANYA
Oğlan doğan analar,başka isim yokmuş gibi bu dönemde (1920-1970) AHMET ismini çokca koymuşlar. Ahmet çok oluncada, ayırımları zorlaşmış.Numaralamarı gerekirken Sarıkamış halkı isimlerin başlarına birer lakap koymayı yeylemiş.
Tarzan Ahmet, Keş Ahmet, Keteci Ahmet, Cambaz Ahmet, Goloz Ahmet. (Karahamza) uzat uzatabildiğin kadar Ahmet'ler listesini.
Bu önadlar giderek Ahmet olmıyanla da sirayet etmiş, böylece Sarıkamış'lıların çoğu kendilerine sevmese de isteme
se de başkalarınca takılan lakaplarla anılmaya çağrılmaya başlamışlar.

Bunlardan:
Pompacı Bekir, Tandır Nurattin, Kara Hoca, Cindar Cemal, Eskici Ramis akran ve arkadaştırlar. Pompacı Bekir birinci sınıf orman kaçakcısıdır. (Cemal Atagün'nün dedesi)Tandır Nurettin Bakkaldır. Eskici Ramiz'de sıfatına uygun eskiler alıp
satar.(Millî Kayakcı Osman Yüce'nin babası) Bu nedenle bu üçünün maddî durumları iyiler arasındadır. Cindar Cemal ve Kara Hoca ise, maişetlerini üfürücülükle temin etmeyi kafalarına koyarlar. Bu ikili birgün diğer arkadaşlarını söyüşlemeyi
planlarlar. Müşsvere ede ede yapacakları işe son şeklini verirler. "Kafalarına söyüşlemeyi koydukları arkadaşlarını mana
vî yönden olgunluğa eriştirip, melek seviyesine getirerek kırklara katıp bu dünyanın ecrinden kurtulmalarını sağlamak"
İşe kademeli olarak başlarlar.BElirli gecelerde belirli yerlerde toplanıp Kur'anlar ayetler okuyarak, dualar ederek, vecde dalarak günahlarından arınıp piri-pak olmaya çalışırlar. Bu iman arılık ve yüceliği her ne kadar olgunlaşırsa olgunlaşsın, parasız olanının makbul olmıyacağı da yapılan telkinler arasında fışkınlar vererek büyüyüp gelişir. Uçmak için kanat çırpmaya başlıyanların acele etmeleri manavî olgınluğa erişmelerine kanaat getirmelerinden çok, Kara Hoca ile Cindar Cemal'a verecekleri birşeylerinin kalmamasından kaynaklanmaya başlıyor. Bir ayin sonrası hazır olduklarının sözcülüğünü Tandır Nurettin yapar.
-Ehhh Mirim, zaman geldi sanırım.
Dediğinde söyüşlenecek başka şeylerinin kalmadığını çok iyi bilen uçuş mühendisleri "zamanın geldiğinin" fikrine
itiraz etmezler. Cindar Camal Tepe Mahallasindeki evi ile mezarlığın arasında bulunan 50-60 metrelik uçurumun rampa olarak kullanılmasına da karşı çıkan olmaz. Gecenin bir vakti geçmiş, yıldızlar altın parçası gibi ışıl ışıl parlamış ve büyümüş. Her zaman olduğu gibi işe, dualarla başlayıp aminlerle bitirdiler. Uçacaklar uçuracaklara bir öneride bulundular.
-Mirim önce siz uçun,bizler de sizi taklit edelim.
Bu öneri hemen tepki gördü.
-Biz uçup gittiğimizde sizi kim uçuracak?
Öncelik sırasının uçacaklarda olduğu bu fikirden sonra kesinleşti.Uçacaklar kar'a çekerek sıralarını belirlediler. Birinci Pompacı Bekir. İkinciEskici Ramiz,üçüncü de Tandır Nurettin di. Pompacı Bekir uçurumun en uç noktasında
meleler sürüsünü bekliyip atlamaya hazırken, büyük bir ustalıkla kullandığı Âzeri şivesiyle.
-Mirim,gelvime fesat girip di.Men şimdicene uçabilmenem
Diyerek uçmadan şimdilik vazgeçtiğini bildirdi. Bunun üzerine celâllanan Eskici Ramiz "çekil fesat herif" diyerek uçurumun başına yanaştı.Birazı sesli birazı sessiz dualar okudu aminbler yaptı.Sonunda"ya Allah ya Bismillah"diyerek arkadaki gurubun topluca tekbir sesleri arasında gecenin karanlık ve sessizliğini paralıyan davudi bir inilti çıkararak kendi
ni uçurumdan aşağı bıraktı.
Cindar Cemal,
-Gördünüz işte mübarek gitti,kırklara karıştı. Allah bizlere de nasip etsin. Demişti ki.
Uçurumun dibinden
-İmdat yetişin. Bacaklarım kırıldı. Beni kurtarın. Mealindeki Eskici Ramiz'in feryatları duyuldu...
Hernekadar kırılan ayakları tuttu ise de, Eskici Ramiz, ömrünün geri kalanını bir bastona dayanarak sürüns sürüne
yürüyerek geçirmeye mahkUm oldu. Bu olaydan sonra kasabalı, Kara Hoca ile Cindar Cemal'ı birinci sınıf uyanık,
diğerlerini de birinci sınıf saftırik olarak tanıdı.

Sohbeti de yıllar boyu sürüp gitti.

Sevgi ve saygılarımla sunarım.

Cengiz ATİLA
09.10.2009
Eşme-İZMİT (Bu olay aynen Sarıkamış'ta yaşanmıştır.)
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."