Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Cengiz ATİLA Yazıları (II) BU HAMUR DAHA ÇOOOK SU KALDIRIR

BU HAMUR DAHA ÇOOOK SU KALDIRIR
Cengiz ATİLA
EŞME-İzmit, 14.01.2012

Analarımızın çoğu, ninelerimizin de tamamı okur-yazar değildi. Bu durum onlarda yarım kalmış arzuydu. Bunu biz evlatlarında tamamlamak isterken ders çalışmamız için başımızdan dümsüğü eksik etmezlerdi. Yetmez, ilerlemiş yaşlarına rağmen namaz sürelerini ve Yunus'un şiirlerini kulaktan dolma ezberler ve hiç unutmazlardı. Hatta O durumları ile bile; ağızlarından atasözü ya da öz değiş değerinde güzel anlamlı ve değerli sözler sadır olurdu.

Bunlardan hatırladığım birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Onlar: aşırı hayellere kapılanlar için "İkiye umutlanan birsiz, oynaşa umutlanan ersiz kalır. "
Miras yediler için: Sade pirinç zerde olmaz bal gerektir kazana, baba malı tez tükenir evlat lazım kazana.
Beceriksizler için: Kadın var arpa ununu aş eder, kadın var buğday ununu termaş eder.
Haddini bilmiyenler için: Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
Düşüncesizler için: Gelin- Kaynananın iyisi olmaz. Demiş. Kaynana da gelin iken böyle derdi.
Yardım için: Elden gelen öğün olmaz, O da vaktinde bulunmaz.
Sonuçlanması zor olaylar için: BU HAMUR DAHA ÇOOOK SU KALDIRIR.
Derlerdi. Bu örnakleri daha da çoğaltabiliriz.
Ben, bu yazıma başlık ettiğim ve anamdan öğrendiğim "Bu hamur daha çoook su kaldırır." öz değiş değerindeki güzel sözlerin üzerinde durmak ve açabildiğim kadar açmak istiyorum.

Her genel seçim öncesinde seçime giren siyasi partiler beyannamelerinin ve çalışma Program'larının üst sıralarında şöyle bir vaatte bulunurlar. "Memurların ve emeklilerin durumlarını iyileştireceğiz." Herkes bu söylenenleri duyup okuyunca sevinirken ben, ilkin sessiz sonra da yüksek sesle haykırırım. "Bu hamur daha çoook su kaldırır. " Ve ben hep haklı çıkarım.

Bu yazacağım sözler ülkemizin en zengin, en akıllı, en yurt sever ve en iş bilir insanı rahmetlik Vahbi Koç'a aittir. "Alameti Farikası USA olan Amerika devleti ve milleti hiçbir yerde, hiçbir zaman, hiçbir şekilde almadan bir şey vermez. Buna selam de dahil. "Vehbi Koç böyle dese de Amerika hep mazlumun yanında olmayı bilmiştir. Son olarak komşamuz Irak halkına "Siz isyan çıkarın. Biz onu bahane eder sizi Saddam'ın zülmünden kurtarır ülkenize demokrasiyi getiririz." Vaadi ile Irak'ı işgal etti. Ve sözünde durdu. Saddam'ı ve taraftarlarını yok etti. Beraberinde de Irak Devletini, milletini ve yurdunu yaktı yıktı sekiz yıl boyunca mahvetti. Sonunda da Viatnam'daki akibete uğramamak için Irak'ı terk etti. İşte USA Irak'ı ilk işgal ettiği gün anamın sözü aklıma gelmiş ve demiştim ki "Bu hamur daha çoook su kaldırır." Ve öyle oldu.

Bunu Tunus Libya Mısır ülkeleri için de söylemiştim. Şimdi de Suriye ve İran için söyliyorum.
1974 yılında Kıbrıs Türklerinin feryatlarına daha fazla dayanamıyan Türkiye "Barış harekatını" tamamlamış Kıbrıs'ın kuzeyini işgal etti. Akabinde de bir devlet kurdu. İyi de bu güne dek kurulan bu devleti tanıyan oldu mu? Hayır. 38 yıldır Kıbrıs sorunu sürüncemede ve ben O'na da "Bu hamur daha çoook su kaldırır. " sözünü hep söyler dururum.

Ülkemizin sorunlarını zaman zaman yetkililer sayıp sıralarken trafik sorunu hep zirve yapar. Yeni yasalar çıkarılır eskilerinde düzünlemeler yapılır, buna rağmen sonuç hiç değişmez. Haber spikerleri bu haberleri ayni terane ile verirler. " Sayın seyirciler şimdi de yurdun çeşitli yerlerinde meydana gelen traFİK KAZALARINI VERİYORUZ. ve sayıp sıraladıktan sonra, bu günkü bilanço 22 ölü 56 yaralı. Allah bereket versin ne diyelim? Bunlara da diyilecek en münasip söz yine anamın sözü olan " Bu hamur daha çoook su kaldırır. " olacaktır.

Bir de kadınlarımızın kıyafetlerinden kaynaklanan tesettür mü desem, sıkma baş mı desem, baş örtüsü mü desem işte adı eşarp yazma ya da yemeni olan bu bez parçası da, ülkemizin kronikleşmiş sorunları ile hep yarış halinde olup bana, "Bu hamur daha çoook su kaldırır. " dedirtmektedir.

Siyasi yanlarını politikacılara, adlî yanlarını hukukçulara bırakarak Ergenekon Davalarının sıradan bir vatandaş olarak şöyle bir kıyısından bakmakla zanndersem bir sakınca olmıyacaktır. Bu davalar başladığında AK Partinin Ana Yasa Mahkemesinde kapatılması ya da kapatılmaması davası devam ediyordu. Ve şu şekilde sonuçlardı. "Kapatılmasın. Ama, hazineden yapılan yardımın bir kısmı kesilsin. " İşte ben bundan sonra dikkatimi hep Ergenekon Davalarına verdim ve gördüm ki bu davalar iflah olmak nedir bilmiyen derin yaralara benziyor. Ol nedenle bu davaların seyrine de " Bu hamur daha çoook su kaldırır. Diyorum.

Gelelim zurnanın zırt deliğine: " Yani " ANARŞİ VE ANARŞİTTE." Otuz yılı aşkın bir zamandır ülkemizin başına bela olan, binlerce yiğidimizi şehit eden, eşlerini dul çocuklarını yatim bırakan bu anlamsız bu amaçsız kandırılmışlara söylelenek söze;
Bu anarşi olaylarına sebebiyet verenlere " Allah Helâk etsin. " diyesin geliyor ama, bu sözün patenti Sayın Baş Bakan Yardımcımız Bülent Arınç'a ait olduğundan izin almadan kullanmak hem saygısızlık olur, belki de suç bile sayılabilir. Buna tedbir ben yine bunlara da anamın sözünü söyliyerek noktayı koymak istiyorum. "BU HAMUR DAHA ÇOOOK SU KALDIRIR."
 
Sevgi ve saygılarımla sunarım.
 

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."