Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Orhan KARATAŞ yazıları Sarıkamış harekatı ve gerçekler

Sarıkamış harekatı ve gerçekler

Orhan KARATAŞ
Ankara, 21.12.2010

Türk tarihinin eşsiz kahramanlıklarının sergilendiği bir savaş olmasına rağmen, büyük kayıplar verilmesi ve sonuç alınamaması sebebiyle çok tartışılan Sarıkamış harekatının 96’ncı yılındayız. Türk tarihinin ve beraberinde dünya tarihinin akışını değiştiren bu harekat, geçen bir asra yakın zaman içinde bir türlü gerçek anlam ve önemiyle değerlendirilememiştir. Savaş yıllarında, Cumhuriyetin kuruluşunda ve sonrasında ve günümüzde, bir takım iç çekişmelerin, siyasi hesapların ve şahsi kinlerin malzemesi olmuştur. Buna bir de güdük ve anlamsız ideolojik saplantıları eklemek gerekiyor.

Tarihin akışındaki yeri
Son yıllarda daha aklı başında ve gerçekçi yaklaşımlarla ciddi çalışmaların yapıldığını ve uzun süre karanlıkta bırakılmış bu harekatın gerçek önem ve anlamıyla ortaya çıkarıldığını görüyoruz. Harekatın öncesi ve sonrası detaylarıyla ortaya çıkarılmış ve bu konuda bir çok eser yayınlanmıştır. Ancak, tarihin akışındaki etkisinin yeteri kadar ve hak ettiği biçimde değerlendirilemediği ve anlatılmadığı kanaatindeyim. Tam bu noktada yukarıda belirttiğimiz saplantıların önemli kısmının, bugünde mevcut olduğunu görüyoruz.

Enver Paşa’nın idealleri
Sarıkamış harekatına bir kısım çevrelerin ısrarla anlatmaya çalıştığı gibi, Enver Paşa’nın Alman hayranlığı ve Almanların Osmanlı’yı kendi hesapları için savaşa sürükleme oyununu olarak bakmak, son derece yanlış, sığ ve yanıltıcıdır. Almanların etkisi olmuştur. Ancak, Enver Paşa’nın da büyük hedefleri ve idealleri vardı. Bu hedefler asla ulaşılmaz değildi. Kaldı ki başka çare de kalmamıştı. Harekatla ilgili yazılmış en doğru ve ayrıntılı eserlerden biri olan, “Tarihin Sarıkamış Duruşması” adlı kitabın yazarı Dr. Ramazan Balcı, “intihar girişimi sayılabilecek bu hareketlerin psikolojik arka planında, son bir çılgınlıkla, ölümle pençeleşen İmparatorluğu kurtaracak mucizeyi aramanın yattığını” söylemektedir. Bize göre de bu tespit son derece doğru ve yerindedir.

Plan doğru, uygulama yanlış
Nitekim, harekat planının çok doğru ve akıllıca yapıldığı bugün de kabul edilmekterdir. Felakete yol açan yanlışlık ve eksiklik bu planın uygulamasında yaşanmıştır. Özellikle Onuncu Kolordu Komutanı Hafız Hakkı beyin plana uymak yerine, gereksiz inisiyatif kullanması ile meydana gelen gecikme, savaşı kaybetmenin temel sebebidir. Onbirinci Kolordu Komutanı Galip Paşa’nın da harekat sırasında kendisinden bekleneni yapmakta çok zayıf kaldığı, üzerinde ittifak edilen bir gerçektir. Bu yanlışlar olmasaydı bu planın başarıya ulaşma ihtimali, kesin denecek kadar yüksekti. Başarıya ulaşılması durumunda da herşey çok farklı olacaktı. Neredeyse her yıl büyük toprak kayıplarına uğrayan, daha 2 yıl önce Balkan Harbi felaketini yaşamış olan Osmanlı, uzun zaman sonra ilk defa bir cephede üstünlük kuracak ve galip gelecekti. Bu üstünlüğün Ruslara karşı olması hayati derecede önemliydi. Osmanlı son bir asır içinde Ruslarla 12 kez savaşmak durumunda kalmış ve hepsini de kaybetmişti. Sarıkamış Hareketi bütün bu kayıpların telafisi ve bir ölçüde intikamı anlamına da geliyordu. Planlanan gibi sonuçlanması durumunda can çekişen İmparatorluk yeni bir nefes alma imkanı bulacak ve dünya dengeleri büyük ölçüde değişecekti.

Yönetilebilen risk
Her savaş, her harekat mutlaka beraberinde bir risk taşır. Bu riski alıp başarılı olanlar kahraman oluyorlar. Mustafa Kemal’in Samsun’dan başlayan Kurtuluş hareketi Enver Paşa’nın Sarıkamış harekatından daha mı az riskliydi? Aradaki fark, Mustafa Kemal’in riski iyi yönetmesinde ve başarmış olmasındadır. Nitekim, Genelkurmay Başkanlığı da harekattan 90 yıl sonra yaptığı değerlendirmede bu duruma dikkat çekmiş ve yönetilebilir risk ile yönetilemeyen riskin sonuca etkisi üzerinde durmuştur.

Harekatın sonuçları
Sonuç alınamamış olsa da, bu harekat Türk tarihinin çok önemli bir kilometre taşıdır. Savaşın sonunda Ruslar ağır kayıplara uğramışlardır ve Doğu Anadolu’da ilerlemeleri durmuştur. Bir yılda ancak toparlanmışlar ve çok az ilerleyebilmişlerdir. Ermeni hainlerinin gözü korkmuş ve bir süre sinmişlerdir. Hepsinden önemlisi Türk askerinin kahramanlığı ve hangi şartlarda olursa olsun savaşma azmi ve yeteneği bu savaşla bir defa da zirve yapmış ve daha sonraki kurtuluş mücadelesine ilham ve şevk vermiştir. Çanakkale, bu yüzden geçilmez olmuş, Kurtuluş savaşının milli direniş ateşi burada tutuşmuştur. Bütün bunların yanında bir de sadece o bölge insanına, yani bize özel bir durum vardır; Doğu Anadolu’da bölgesinde Rus işgaline uğramış olan ve zulüm görenler, bizim dedelerimizdi. Enver Paşa bizim yurdumuzu, bizim dedelerimizi bu işgalden kurtarmaya gidiyordu. Sonuç felaket de olsa, sadece bu niyetinden dolayı kendisine müteşekkiriz.

Destanlaşan fedakarlık
Dr. Ramazan Balcı’nın harekatın sonucuyla ilgili şu çarpıcı tespitini, sadece zamanın şartları içinde değil, bugün ortaya çıkan hainlere bir cevap olması açısından da çok önemli buluyorum: “Sarıkamış Harekatı bir yönüyle Türk halkının en zor şartlarda bile vatanı için neler yapabileceğini gösteren üstün bir feragat destanıdır. Rusya ve Almanya gibi ülkelerin öncelikle savaşın getirdiği sıkıntılardan bunalan halkın isyankar tutumları yüzünden savaşı kaybettikleri ya da bırakmak zorunda kaldıkları, buna karşılık Türk halkının çok zor geçen dört yıldan sonra bir de Kurtuluş Savaşı’nın zorluklarını göğüslediği düşünülecek olursa, halkın bu fedakarlığının adeta destanlaştığı kabul edilmelidir.”

Tarihimize sahip çıkalım
Bu konuda konuşulacak ve yazılacak çok şey bulunuyor. Uzun yıllar yok saydığımız bu kahramanlık destanını bugün hatırlamamız ve tartışmamız bile çok önemlidir. Aynı ihmali Çanakkale gibi yeryüzünde görülmüş en büyük zaferde de göstermiştik. Neyse ki bugün bunları aştık ve tarihimize sahip çıkıyoruz. Bu vesile ile bu toprakları vatan yapmak için, böldürmemek için, yaşatmak ve yüceltmek için emek vermiş, gayret göstermiş, kanını ve canını ortaya koymuş, gazi olmuş, şehit düşmüş bütün yiğitlerimizi şükranla ve rahmetle anıyorum.

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Fuat Gökalp  - Enver Paşa   |26-12-2010 08:05:11
Enver Paşa, Turan ülküsüne hizmet etmiş ve bu uğurda ruslar tarafından
şehit edilmiş,büyük
idealleri olan insandır.Onu Sarıkamış
harekatıyla
yargılayıp, tarihe gömmek basit bir
düşüncedir.
Keşke bugünkü
neslimiz tarihe sahip çıksa Enver Paşamız gibi Doğu Türkleri ile Batı
Türkleri arasındaki köprüyü kurabilse.
Aşağıda Azerbaycanla Türkiye
arasında tarihi ilişkilerden bir yazı sunarak Enver Paşa nın en azından
ne için uğraştığına dair bir belge olmasını dilerim.
Azerbaycan ve
Türkiye arasındaki ilişkiler, iki milletin aynı kökten gelmesi sebebiyle
farklılık arz etmektedir. Bir dönemde bu ilişkiler sekteye uğrasa da iki
ülke insanının bu sevgiyi değişik şekillerde gösterdiğine şahit
olmaktayız. Bu çalışmada bu sevginin şiirlere yansıması ele
alınmıştır.


Sovyetler Birliği döneminde, demir perde, Azerbaycan ve
Türkiye arasına a...
Anonim   |25-12-2010 01:36:23
Hanım HALİLOVA tarafından yazıldı
Pazar, 16 Kasım 2008 00:50
28
Mayıs 1918’de Musavat Partisinin Lideri Mehmet Emin Resulzade’nin
başkanlığında Azerbaycan Milli Şurası Azerbaycan’ın
bağımsızlığını ilan eder. Bakû, İngiliz - Rus - Ermeni işgali altında
olduğu için, Milli Hükümet, Bakû’den sonra ikinci büyük şehir olan
Gence’ye yerleşir.

Bakû’nün İngiliz-Rus-Ermeni işgali altında
olması ve Ermeni Taşnakların Bolşevik adı altında 20 binden fazla
Azerbaycanlıyı katletmesi Azerbaycan’da çok ciddi rahatsızlık doğurdu.
Bakû’nün işgali bir anlamda genç cumhuriyetin varlığını tehdit eder
nitelikteydi. Bu nedenle Azerbaycan hükümeti kardeş Türkiye’den yardım
isteğinde bulundu. Osmanlı Devleti ile irtibata geçildi. Haziran’ın
dördünde Osmanlı Türkiye’si ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasında dostluk
anlaşması imzalandı. Bu anlaş...
halis esen   |25-12-2010 01:24:49
tebrikler orhan
enverpaşayı alman hayranı vatan haini göstermek
isteyenlere bir cevap olur bu makalen
90 bin asker in tek kurşun atmadan
donarak şehit olduğunu idda edenler rus kayıpları için hangi
sebebi gösteriyor merak ediyorum onlarda votka dan mı zehirlendi acaba
??

şu tarihlere bakın 22aralık 1914 sarıkamış harekatı
19
şubat 1915 çanakkale savaşı başlangıcı ...........sarıkamışta hain
olan enver paşa çanakkaleyi geçilmez yapıyor
1918 de
çanakkaleden iki yıl sonra bakuda katliam yapan ingiliz ve ermenilerin
üzerine kafkas islam ordusu adıyla kurduğu ve komutan olarak
kardeşi nuri paşayı görevlendirdiği orduyu gönderiyor

o enver
olmasa kardeşi nuri paşa olmasa bu günkü bağımsız azerbaycan
olurmuydu ??

afganistan turan dağlarında şehadete eren enver
paşaya sela...
Bahattin Koca   |22-12-2010 01:19:58
Orhan Abi,
Belirttigin gibi Sarikamis'ta, Canakkale gibi tarihin yazildigi
yerdir.
Birinci Dünya Savasinda;ordumuzun kis
boyunca, aylarca, Sarikamis
önlerinde bulunmasi, hüzünle yasanan Sarikamis
Destani Ruslarin ilerleyisini
durdurmustur.Bu bulunus,bu zaman dilimi belki de
Ruslarin ic dinamiklerini,
olaylarin gidisatini etkilemistir.Dolayisiyla bu aci
sayfamiz;
Canakkale,Sakarya Destanlarinin yazilmasina vesile olmustur.
Sana,tarihimizin
Sarikamis Harekatini, gecen yil oldugu gibi bu yilda aydinlatici bir makale ile
degindigin icin tesekkür ediyor,calismalarinda
basarilar diliyorum.
Selam ve
Saygilarimla
Muvaffak HİNDİSTAN  - Enver Paşa   |22-12-2010 00:25:38
Enver Paşa Çanakkale savaşında Başkumandan olmasına rağmen kimse adını
bile anmazken, büyük idealler uğruna yapılan Sarıkamış harekatında
adının vatan haini gibi gösterilmeye çalışılması büyük bir
haksızlıktır. Sayın Orhan KARATAŞ ı tarihi gerçekleri açıklayan bu
yazısından dolayı kutluyorum.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."