Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler İsmail BALTACI Yazıları ÇANAKKALE’DEN SARIKAMIŞ’ A

ÇANAKKALE’DEN SARIKAMIŞ’ A
Birkaç yıldan beri İstanbul’dan Sarıkamış’ a şehitleri anmak üzere giden bir grup vatanseverle birlikte şehit torunlarının, Şehit Atalarımızı saygıyla anmaları bizleri sonsuz mutlu etmesinin yanısıra; bu büyük olayı bizlere tekrar hatırlatmanın yanında,Sarıkamış Harekatı’nın şimdiye kadar genç kuşaklar tarafından gereğince bilinmediğini göstermektedir. Özellikle Uzak Doğu’nun, Afrika’nın Güney ve Orta Amerika’nın bilmem neresindeki savaşlara methiye dizen bazı entellektüellerin de kendi milli tarihimizi ne kadar iyi anladıkları(!) düşüncesini canlandırdı .

Birinci Dünya Şavaşına zoraki sürüklenen Osmanlı Devleti’ nin tarihte iz bırakan son iki önemli olayı; 95 yıl önce, 1914 yılı sonları 1915 yılları başlarında aynı zaman dilimlerinde Çanakkale Savaşlarında ve Sarıkamış Harekâtında yüz binlerce kahraman gencin şahadetiyle tarihte yerini almıştır.

Korkunç teknoloji üstünlüğüne sahip itilaf devletlerinin önce boğazları (İstanbul’ u ) sonra Anadolu’yu ele geçirme emelleriyle saldırmaları; Erzurum’dan Sarıkamış’tan Trabzon’dan İzmir’den kısacası ülkenin dört bir yanından yüz binlerce Anadolu Aslanının “Ateşle İmtihanı” olmuştur. (Kasım 1914-Ocak 1916) 190 bin canın karşılığında- Hamdolsun ki- vatanımız ve istiklalimiz kazanmıştır. Bu altın sayfa şanlı tarihimizin, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyetini önemli bir dönüm noktasıdır.

Batı cephesinde Çanakkale’ yi ateş çemberi kuşatırken, Doğu Cephesi Sarıkamış’ ta  genç ve tecrübesiz Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın dünyada eşi ve benzeri görülmemiş bir komuta hatası sonucu 100 bin civarında Çanakkale ve ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen 10 binlerce vatan evladının buzdan kefenle sarılması hezimeti yaşanmasına neden olmuştur.


Almanların, batıdaki Rus baskısını azaltmak amacıyla bir kısım kuvvetlerini Kafkaslara çekmeleri düşüncesiyle Enver Paşa’ya Sarıkamış’ın kuşatılması ve ardından Kars’ın kurtulacağını telkin edilip eksi 30 derece kış şartları donuk-karla kapalı dağlık arazi yapısı, ordunun yiyecek, içecek ve mühimmat eksikliği dikkate alınmadan Sarıkamış Harekatı planı yaptırıldı. Enver Paşa’nın akademiden komutanı olan tecrübeli 3.Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa yiyecek stoklarının tükendiğini, arazinin: haritadaki çizgilerin aksine, yüksek karlı dağlarla kaplı olduğunu 50-60 km mesafeyi karda, dondurucu soğukta yürümenin zorluklarını, beyan etmesine rağmen Enver Paşa harekat planını değiştirmediğinden Hasan İzzet Paşa görevinden istifa etmiştir. Bunun üzerine Enver Paşa komutayı ele alarak 21 Aralık 1914’ te taarruzu başlatılmıştır. “09.10.11 Kolordular ve İkinci Süvari Tümeni Askerleri farklı noktalardan ilerlemeye başlarlar. Allahuekber Dağları yamaçlarında çok yorulan, güçsüz düşmüş askerleri bir tipi sarmaladı. Göz gözü görmez oldu. Kimse kimseyi işitmez olduğunda askerlerin, yol kolu dağıldı. Askerler, enginlerde, dere içlerinde orman bucaklarında, ağaç dallarına birer kuru yaprak misali… soğuk hava ve kar yığınları arasında kaskatı kesiliyor, komutan erata söz işittirmiyordu…”(1)

On binlerce şehitle neticelenen bu felaketten sonra doğuda Rus Ordularına karşı direnecek güç kalmadığından Van. Erzurum. Muş, Trabzon, Bayburt, Gümüşhane düştü. Ancak 1917 Bolşevik İhtilaliyle Rus gücü sıfıra inince bu bölgeler geri alınabilmişti.

Enver Paşa’ nın şan ve şeref arzusuyla giriştiği Sarıkamış kuşatmasından; kaç kadın dul, kaç çocuk babasız, kaç ihtiyar evlatsız, kaç insan sakat kaldığı tam olarak bilinmese de on binlerce vatan evladının savaşmadan, donarak heba olmasının acısını yeniden hissediyor, kendilerini Rahmet ve Şükranla anıyoruz. Son sözü, Aziz Şehitlerimizi en güzel anlatan, Milli Şairimiz Mehmet Akif’ le noktalayalım:
 
Ne fazilet mi?
Çocuklar koşuyor aç-çıplak
Cepheden cepheye
Arslan gibi hiç durmayarak.
Yine vardır bir ölüm
Korkusu arslanda bile
Yüz göz olmuş bu
Çocuklar ölümün şahsiyle!

İsmail BALTACI

(1)     Büyük Harpte Kafkas Cephesi hatıraları, Aziz Semih, Ankara 1934

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."