Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012

HORTLAK
İlhan Sallabaş
İstanbul, 10.10.2011

Çocukluğumdaki anılar arasında unutamadığım en heyecanlı olaydır hortlak. Sanırım yetmişli yıllardı Lütfü amcam gaziler meydanında eski ziraat bankasının yerinde bakkal işletiyordu. Gece geç saatlerde bakalı kapatıyor. Birazda Palas Otelinde arkadaşlarına takılınca gece yarısı oluyordu. Evlerimiz eski Kars yolu üzerinde Sarıkamış'ın çıkışında idi. Eve gelirken belediye garajı ve lojmanların önünden geçiyordu yolumuz.

Gene geç kaldığı bir gece tam garajın ordan geçerken kendisini kamufle etmiş birisi amcama saldırmış. Onun tarifine göre hortlak. O öyle adlandırıyordu çünkü. Üzeri muşamba gibi kaygandı. Elim kayıyordu onu tutamıyordum. Ayaklarında zincir demir sesleri geliyordu çok kuvvetliydi. Ona güç yetiremiyordum. Karanlıkta ne olduğunu anlamak için çakmağımı yaktım çakmağımı alıp ezdi gibi tariflerle anlatıyordu onu.

Amcam güçlü kuvvetli biri idi. Onun gücünün yetmediğine göre bunda bir iş vardır. Diyorduk kendi kendimize. Nasıl kurtuldun dediklerinde? Kars tarafından gelen bir aracın ışığı ve sesinden kaçtı. Bende eve geldim diyordu. Amcamın anlattıkları mahalelinin kattıkları günler sonra müthiş bir macera oldu biz çocuklara. Etkisi aylarca sürdü gece olduğunda dışarı çıkamıyor garajın ordan tek başımıza asla geçemiyorduk.

Bir defasında gece sinemaya gittik. Film doktor moronun adası diye bir korkulu filmdi. Film bitti eve geliyorum garajın ordan geçerken hortlak gelecek korkusuyla nasıl koştuğumu kendimi eve nasıl attığımı hiç unutmam. Yıllarca hortlaktan çok çektik veselam. Bunu kim yaptı ne amaçla olduğunu bilemedik. Ama bir tezgah olduğu kesindi. Ama hem heyecanını hemde korkusunu mahallenin çocukları olarak epey yaşadık.
 
Lütfü SALLABAŞ, 1931 yılında Sarıkamış'ın Yayıklı köyünde dünyaya gelmiş beş yaşlarında ailesi Eşme Çayıra göçmüş 1957 yılına kadar orada yaşamış. 1957 yılında Sarıkamış'a yerleşmiş ilk zamanlar gaziler meydanında daha sonra Yukarı Sarıkamışt'a ceza ve tutuk evinin yanında bakkal ve kahvehane işleterek yıllarca komşularına hizmet etmiştir. Kendi köyünden Hanım Sallabaş'la evlenmiş yedi erkek, dört kız olmak üzere onbir çocuğu olmuş. 1991 yılında yaşamını yitirmiştir. Mezarı Yukarı Sarıkamış köy mezarlığındadır. Amca oğulları hala bakkal ve kahvehaneyi işletmektedirler.

Selam olsun amcama, selam olsun amca oğullarına.
 
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."