Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Salı, 07 Şub 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Fatih EKİNCİ Yazıları Tevazu ve Hoşgörü

Tevazu ve Hoşgörü
Fatih Ekinci
Kocaeli, 18.08.2010

Bu hafta sizlere hoşgörü ve tevazudan bahsetmek istiyorum. İnsanların sudan bahanelerle birbirine çatmaya çalıştığı ufak bir olayda bıçakların silahların çekildiği güzelim ülkemde özellikle bu haftalarda hoşgörüye tevazua çokta ihtiyacımız olduğu düşüncesindeyim.
 
Öncelikle Mevlana ileHacı Bektaşi Veli arasında geçen hikâyeden bahsetmek istiyorum.Çok hoşuma giden bir yazıdır sizlerle paylaşmak istedim.
 
Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi Bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaşi Veli’nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar dergâhlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektaşi Veli’ye anlatır ve Hacı Bektaşi Veli;
-”Helal değildir” diye bu kurbanı geri çevirir.
Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana’ya anlatır. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaşi Veli’ye de anlattığını ama onun kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar.
Mevlana şöyle der;
-”Biz bir karga isek Hacı Bektaşi Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.”
 
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaşidergâhına gider ve Hacı Bektaşi Veli’ye Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini birde Hacı Bektaşi Veli’ye sorar.
Hacı Bektaşi Veli’de şöyle der;
-”Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.
 
 Son olarak tevazuuyla ilgili sevdiğim güzel birkaç söz…
*Tevazu her iyiliğin anahtarıdır
* Tevazu karşılaştığı her insanı kendinden aşağı bilmemektir.
*Hep ben diyen baş olmayı seven iflah olmaz. Kendinden daha kötü birinin bulunduğunu sanan gururludur.
* Her insan kıskanılır. Kıskanılmayan insana ait tek özellik tevazudur.
* Tevazu göstermek de gururdandır. Çünkü kendinde bir varlık hisseden tevazu göstermeye çalışır. Hâlbuki mütevazı kimse kendinde bir varlık görmez ki tevazu göstersin. Alçak gönüllü olan kazanır. Gururlu olan kaybeder.
* Tanıdık dost akraba ziyaret etmemek gurur, fakirleri ziyaret tevazu alametidir. Doğru sözü kabul etmeyip münakaşa etmek kusurunu bildirenlere teşekkür etmemek gurur ve kibirdendir. Gururlu ve Kibirli olan iyi insan olamaz.
 
* Gurur her iyiliğe engeldir tevazu her iyiliğin anahtarıdır.
 
Kusuru başkasında arayan sevimsizleşir, etrafında insan kalmaz dost edinemez. Herkesi haklı kendisini haksız bulmadıkça kendi kusur ve noksanlarını bırakıp başkasının kusuru ile meşgul oldukça manevi bakımdan zerre kadar ilerlemek mümkün değildir.
 
* Toprak ol toprak, gül bitsin sende, Ancak topraktır kavuşan güle…
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."