Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Fatih EKİNCİ Yazıları Yenilenen Mesaj, Büyüyen İmaj

Yenilenen Mesaj, Büyüyen İmaj


Fatih Ekinci
Eğitim Uzmanı
Kocaeli, 23.10.2010

Bu yazımda da asrımızın favori konularından biri olan imajdan bahsetmek istiyorum. İnsanların "gördüklerine inanmaları", tamamen insan beyninin biyolojik yapısıyla ilgili. Artık insan beyninin ağırlıklı olarak görselliğe dayalı bir şekilde çalıştığı biliniyor. imaj Yüz ifaden, yürüme ve konuşma tarzın, gözlerin, giysilerin ve ses tonun... İşte insanların, seni gördüğünde, hakkında oluşturdukları ilk izlenimleri etkileyen unsurlar... İnsanlarla tanıştığında; onların senin hakkındaki izlenimleri, tam senin olmasını istediğin gibi olabilir... Bazen de, senin istediğinin taban tabana zıttır... Karşındaki: “kaliteli biri” diye düşünebilir veya “neden bilmem ama ben bu adama güvenmiyorum” diyebilir... Beğensek de beğenmesek de, dışarıya sunduğumuz görüntünün, başkalarının karakterimiz, birikimimiz ve yeteneklerimiz hakkındaki düşüncelerini etkileyebildiği bir gerçek. Kişinin giyim kuşamı, genel dış görünüşü ve davranışları karşı tarafa, onunla çalışıp çalışmama noktasındaki kararını bile etkileyebilecek bir izlenim verebiliyor. Ve bu izlenim, insanların size karşı nasıl davrandıklarını belirliyor. Yanlış bir kişisel imaj, arkadaş çevresi kaybından bir iş fırsatının ya da önemli bir anlaşma ya da terfinin kaçmasına kadar birçok negatif duruma yol açabiliyor.
 
İmaj; sahte bir şey değildir. İmaj, insanların seni gördüğünde, senin hakkında oluşturduğu izlenimdir sadece... Gerçektende imaj nedir ki? “İmaj” sözcüğünün tanımını yapmak oldukça güçtür. Çünkü onun tanımını yapmaya çalışan insan sayısı kadar, tanımı vardır neredeyse... Kimine göre; kendine güvenme, esnek olma, kendini işinin ehli olarak gösterebilme, kimine göre; üslup, duruş tarzı, kimine göre de; kendine karşı dürüst olmak, durumun gereğini yapmak... Gerçekte ise imaj; bir iletişim aracıdır ve yeteneklerin bir parçasıdır. Kendimizin, ya da başkalarının zihninde oluşan, bilgilenme, yargılama, ilişkiler gibi etkileşimlerle biçimlenen bir imgedir.
 
İmaj; “öz imaj”, “algılanan imaj” şeklinde de tanımlanabilir. Öz imaj: senin kendini, kendi iç dünyanda görme şeklindir. Öz imaj bazen aldatıcı olabilir. Kendini gerçekte olduğundan daha iyi, ya da daha kötü görebilirsin... Aman dikkat et! Öz imajın ile özgerçeğin arasında çok açık fark olmasın. Bu kendine saygını yitirip, seni bunalıma sokabilir. Algılanan imaja gelince... Bu da, başkalarının seni nasıl bildiklerini gösterir. Yalnız, burada önemli olan da, algılanan imaj ile gerçek karakter arasındaki farkın büyük olmamasıdır. Çünkü bu, karşındakinde senin hakkında, tutarsızlık duygusundan, sahtekârlık hissine kadar, pek çok olumsuz duygular yaratır.
 
Sahip olduklarınızı kendinize saklamayın! Aslında insanın dışa açık olması, niteliklerini çevresine yansıtması bir karakter özelliği. Kimi insanlar kendisini tanıtmaya, dikkat çekmeye özen gösterirken, kimileri de kendi köşelerinde diğer insanlar tarafından fark edilmeyi ve takdir edilmeyi bekliyor. Ancak yaşamda kimse başkalarının hangi iyi niteliklere sahip olduğunu araştırmaya vakit ayırmıyor. Bundan ötürü her insanın birikimini, gelişmiş yönlerini bulunduğu çalışma ortamına, işverenine, iş görüşmecisine sunmasında herhangi bir yanlış olmadığı gibi, bu sunum iş dünyasında giderek belirleyici hale geliyor.
Çok çalışkan, dürüst, iyi niyetli biri olabilirsiniz; ya da iyi eğitim görmüş, alanında uzman birisi de. Unutmayın ki bu özelliklerinizi kendinize sakladığınız veya günümüzde sıkça kullanılan tabirle "pazarlama" kısmını eksik bıraktığınız sürece bütün bu sahip olduğunuz olumlu niteliklerden faydalanabilmeniz mümkün olmayabilir.
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."