Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Çarşamba, 23 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Fatih EKİNCİ Yazıları İyimserlik, kötümserlik, güven bunalımı…

İyimserlik, kötümserlik, güven bunalımı…

Fatih Ekinci
Kocaeli, 30.10.2010

          İyimserlik, kötümserlik ve güven hissi insanların gelecekten beklentilerinin gerçekleşmesini belirleyen en önemli etkenlerdir. Kişinin motivasyonunu bu duygular belirler ve insan sağlığında büyük önem taşırlar.

          Hayatta bir amaç olmadan hareket olmaz. Beklentiler her zaman vardır ve amaca ulaşmaya güven duymak iyimserlik, şüpheye düşmek ise kötümserlik olarak yorumlanır. Kişi şüphedeyse ve güven duymuyorsa bir hareket başlatmaz.

         İyimserler güvende ve ısrarcıdır, gelişmelerin yavaş ve zor olmasına rağmen güvenlerini kaybetmez. Kötümserler ise şüpheli ve kararsızdır. Sıkıntıyı fazla abartırlar. İyimserler sıkıntının başarı ile aşılabileceğine inanırlarken, kötümserler felaketi bekler. Bu farklılık insanların yaşadığı tecrübelere risklere ve tehditlere karşı koymayı da belirler.
Dünya denen gezegende en büyük zenginliğimiz güvenebileceğimiz dostlarımızın olmasıdır. Bana göre bu paradan daha önemlidir. Çünkü parayla her şeyi satın alabiliriz ama gerçek dost satın alamayız..Güven duymanın güzelliğini anlatacak bir kıssayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti.
- Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma dedi.
Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti. Asker, o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı;
- Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın dedi.
- Değdi, dedi, gözleri dolarak, değdi…
- Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?
-Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için. Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı;
-Geleceğini biliyordum….Geleceğini biliyordum…”
 
         Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir. Çevremize bakalım böyle dostlarımız varmı? Gerçekten böyle bir dosta sahip olmak da harika bir duygu.
 
     Birde kendimize şu soruyu soralım acaba çevremize bu güven hissini verebilmiş miyiz?
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."