|
Efsanevi tadıyla Güleryurt Lokantasının İstanbul'da şube açacağını duyunca, İshak amca ve babamın dostluğu aklıma geldi. Onlarla ilgili güzel bir anıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Babam ile İshak amcanın aralarında su sızmayan bir dostluğu vardı. 1970 yılların ortalarıydı. Bizim aile tuğla imalatı ile uğraşıyordu. İshak amca babama akrabası olan 3 gençten bahsetmiş ve onları tuğla ocağında çalıştırmasını istemişti. Bunlar Cahit, Vahip ve Recep kardeşlerdi. Deneyimli olmadıkları için ucuz bir fiyattan anlaşmışlardı. Cahit, Vahip ve Recep kardeşler bizde çalışmaya başladılar. İş deneyimleri olmamasına karşılık her biri birer pehlivan gibi çalışıyorlar, her biri iki işçinin yapacağı kadar iş yapıyordu. Bu çalışkanlıkları eski işçileri rahatsız edecek düzeydeydi. Çünkü onlar hep geri kalıyor ve hasetleniyorlardı. Birgün uyanık işçilerden biri bu kardeşlerden abi olan Cahit'e yaklaştı.
- Ola Cahit siz kaç lira alirsiz bele çalışirsiz.
Cahit biraz şaşkın;
- Herbirimize beş lira verir. Niye ki, size azmi verirler.
İşçi hemen atıldı;
- Yoğ ola, bize yedi lira verirler.
Bunu duyan Cahit, oradaki bir tümseğe oturdu. Küreğini yanına koydu. Kardeşlerini yanına çağırdı. Bu arada da bir sigara yaktı.
- Ola bizi gandırirler, biz zam istiriğ yoğsa çalışmiriğ. Dedi.
Abilerim yalvarıyor,
-Ya Cahit abi, siz daha yenisiz, usta olmadız. Usta olursaz babam sizede ayni parayi verir. Bunlar mağsuz yapirler
sizi çekemirler.
Dediler ama ikna etmek mümkün değil. Nuh diyorlar, Peygamber demiyorlar. Aldılar ellerine kürekleri babamla konuşmak için çarşının yolunu tuttular. Onları bu yürüyüşü çevredeki çocukları da meraklandırmıştı konvoy çarşıya varıncaya kadar bayağı bir yürüyüş kıtası oluşturmuştu. Belediye parkına gelince küreklerini bırakıp oturdular.
"SARIKAMIŞ'TA İLK GREV VE OTURMA EYLEMİ YAPMIŞTILAR."
Bir süre sonra babam ile İshak amca camiden çıkıyorlardı. Kalabalığı görünce merak ettiler o yöne doğru geldiler. Birde ne görsünler Cahit, Vahip ve Recep kardeşler orada oturuyorlar. Babam bir şaşkınlıkla;
- Ola ne yapirsiz burda, niye işi bırağtız geldiz buraya? Madem işi bırağtız küreklerimi niye getirdiz?
Cahit;
- Ğellemi sen bizi gandırirsin, öbür işçilere yedi lira verirsin bize beş lira verirsin. Ya yedi lira verirsin yada biz gelmiriğ.
Babam;
- Ola Cahit, siz usta olsaz sizede ele verecem. Bir hafta daha çalışın size sonra yedi lira verim. Dedi.
Babam bu arada İshak amca ile olan samimiyetini kullanarak grev kırıcı olarak kullanmaya çalışıyor ama kardeşleri vazgeçirmek mümkün değil.
Babam baktı olmuyor, kalabalık gittikçe çoğalıyor. Kimi aradan laf sokuşturuyor. İşçiler haklı, kimi ya bunlar acemi öğrensinler sonra alsınlar diyor. Baktı memleket meselesi haline geliyor.
"SARIKAMIŞ'TA İLK LOKAVT HAREKETİNİ YAPTI."
- Ola Cahit, al yevmiyeleri bende sizi işten çıkarıyorum. Dedi.
Kalabalık dağıldı, şehre gelen kürekleride taşımak bana düştü.
Bir süre sonra bizimde baskımızla, kardeşlerin memnuniyet verici çalışmaları nedeniyle babam onları tekrar yedi lira yevmiye ile işe aldı.
Dolayısıyla Sarıkamış'ta ilk defa başarılı bir sendikal faaliyet yaşanmış oldu.
Allah hepsinden razı olsun.
Selamlarımla,
Zeki Gültekin
|