Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Zeki GÜLTEKİN yazıları Sarıkamış'ta ilk grev ve ilk lokavt

Sarıkamış'ta ilk grev ve ilk lokavt

Efsanevi tadıyla Güleryurt Lokantasının İstanbul'da şube açacağını duyunca, İshak amca ve babamın dostluğu aklıma geldi. Onlarla ilgili güzel bir anıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Babam ile İshak amcanın aralarında su sızmayan bir dostluğu vardı. 1970 yılların ortalarıydı. Bizim aile tuğla imalatı ile uğraşıyordu. İshak amca babama akrabası olan 3 gençten bahsetmiş ve onları tuğla ocağında çalıştırmasını istemişti. Bunlar Cahit, Vahip ve Recep kardeşlerdi. Deneyimli olmadıkları için ucuz bir fiyattan anlaşmışlardı. Cahit, Vahip ve Recep kardeşler bizde çalışmaya başladılar. İş deneyimleri olmamasına karşılık her biri birer pehlivan gibi çalışıyorlar, her biri iki işçinin yapacağı kadar iş yapıyordu. Bu çalışkanlıkları eski işçileri rahatsız edecek düzeydeydi.  Çünkü onlar hep geri kalıyor ve hasetleniyorlardı. Birgün uyanık işçilerden biri bu kardeşlerden abi olan Cahit'e yaklaştı.

- Ola Cahit siz kaç lira alirsiz bele çalışirsiz.

Cahit biraz şaşkın;
- Herbirimize beş lira verir. Niye ki, size azmi verirler.

İşçi hemen atıldı;
- Yoğ ola, bize yedi lira verirler.

Bunu duyan Cahit, oradaki bir tümseğe oturdu. Küreğini yanına koydu. Kardeşlerini yanına çağırdı. Bu arada da bir sigara yaktı.
- Ola bizi gandırirler, biz zam istiriğ yoğsa çalışmiriğ. Dedi.

Abilerim yalvarıyor,

-Ya Cahit abi, siz daha yenisiz, usta olmadız. Usta olursaz babam sizede ayni parayi verir. Bunlar mağsuz yapirler
sizi çekemirler.

Dediler ama ikna etmek mümkün değil. Nuh diyorlar, Peygamber demiyorlar. Aldılar ellerine kürekleri babamla konuşmak için çarşının yolunu tuttular. Onları bu yürüyüşü çevredeki çocukları da meraklandırmıştı konvoy çarşıya varıncaya kadar bayağı bir yürüyüş kıtası oluşturmuştu. Belediye parkına gelince küreklerini bırakıp oturdular.

"SARIKAMIŞ'TA İLK GREV VE OTURMA EYLEMİ YAPMIŞTILAR."

Bir süre sonra babam ile İshak amca camiden çıkıyorlardı. Kalabalığı görünce merak ettiler o yöne doğru geldiler. Birde ne görsünler Cahit, Vahip ve Recep kardeşler orada oturuyorlar. Babam bir şaşkınlıkla;

- Ola ne yapirsiz burda, niye işi bırağtız geldiz buraya? Madem işi bırağtız küreklerimi niye getirdiz?

Cahit;
- Ğellemi sen bizi gandırirsin, öbür işçilere yedi lira verirsin bize beş lira verirsin. Ya yedi lira verirsin yada biz gelmiriğ.

Babam;
- Ola Cahit, siz usta olsaz sizede ele verecem. Bir hafta daha çalışın size sonra yedi lira verim. Dedi.

Babam bu arada İshak amca ile olan samimiyetini kullanarak grev kırıcı olarak kullanmaya çalışıyor ama kardeşleri vazgeçirmek mümkün değil.

Babam baktı olmuyor, kalabalık gittikçe çoğalıyor. Kimi aradan laf sokuşturuyor. İşçiler haklı, kimi ya bunlar acemi öğrensinler sonra alsınlar diyor. Baktı memleket meselesi haline geliyor.

"SARIKAMIŞ'TA İLK LOKAVT HAREKETİNİ YAPTI."

- Ola Cahit, al yevmiyeleri bende sizi işten çıkarıyorum. Dedi.

Kalabalık dağıldı, şehre gelen kürekleride taşımak bana düştü.

Bir süre sonra bizimde baskımızla, kardeşlerin memnuniyet verici çalışmaları nedeniyle babam onları tekrar yedi lira yevmiye ile işe aldı.

Dolayısıyla Sarıkamış'ta ilk defa başarılı bir sendikal faaliyet yaşanmış oldu.

Allah hepsinden razı olsun.

Selamlarımla,

Zeki Gültekin

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Yusuf Suna  - güzel yazı   |01-06-2010 00:22:14
Zeki bey bu güzel yazı için teşekkürler.
Devamını bekleriz
yaşar aras   |30-08-2009 17:09:36
ishak amca dediğiniz kişi acaba ishak yıldız mı hani gülantepli
olan

Yok. İshak Gül Güleryurt lokantasının sahibi.
Zeki Gültekin  - Gerçek Sarıkamışlı   |28-06-2009 02:06:28
Kadir kardeşim,
Günaydın, bak sende ta Paris'lere gitmiş ve kendini gerçek
Sarıkamış'lı ve Sarıkamış sevdalısı olarak görüyorsun. Üzülmene de
gerek yok. Buyur yol senin, her gün güzel bir mesaj yaz ziyaretçi defterine
sende önde ol.

Ayrıca gerçek Sarıkamış'lıları nasıl ayırt
ediyorsun. Turnusol kağıdımı kullanıyorsun.

Yine de gözlerinden
öperim. Siteyi keşfetmiş olman bile beni sevindirdi. Aramıza hoş geldin.
KADIR  - yorum   |28-06-2009 01:53:53
oncelikle merhabalar yaziniza diyecek yok ama gercek bi sarikamisli ve sarikamis
sevadalisi olaraktan uzuldugum bi sey var hic sarikamisla alakasi olmayanlarin
bu gun onde yer almalari yoruma acik saygilar paristen gercek sarikamislilara

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."