Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Harun SAVSAR Yazıları Kıskançlık Hastalığımız

Kıskançlık Hastalığımız
Toplumların gelişememesinin sebeplerinin başında bence çekememezlik kıskançlık hasleti gelir. Gelişime ufakta olsa adım atan her kişiye her organizasyona çelme atmak, ben yapamıyorsam başkası da yapmasın, benim olmayan bir başkasına da yar olmasın hastalığı, ya da benim gibi düşünmeyen, benim düşüncelerimi onaylamayan asla yaşamamalıdır hastalığı toplumları kemirip bitiriyor.

Oysa eyer yapılan veya dile getirilen her eylem öncelikle bir başkasına zarar vermiyor, bir başkasının değer yargılarına hakaret içermiyorsa varsın yaşasın, varsın gelişsin. Bu gelişim zarar değil aksine fayda sağlar.

Yapılan her eylem, ifade edilen her düşünce arkasından niyet okumak gibi bir hastalık günümüzde oldukça yaygın bir tarz olmaya başladı. Dile getirilen düşüncenin ya da ortaya konan bir eylemin içeriğine bile bakmadan, anlamaya çalışmadan ön yargı ile bunun mutlaka kastettiği şey benim düşündüğümdür gibidir, şeklinde bir tavır sergilemek nasıl bir psikolojidir, anlamak mümkün değil.

Bu hazımsızlık hastalığı ile ilgi güzel bir hikâye vardır; Bir seyahat esnasında İki arkadaş büyük bir trafik kazası geçirerek, felç olur ve ikisi de aynı hastaneye yatırılırlar, hastanedeki odada iki katlı bir ranza vardır ve hastaları bu ranzalara yerleştirirler. Üst ranzanın dışarıya bakan küçük bir penceresi vardır, ancak alt ranza küçücük odadan başka bir yeri görmemektedir. Üst ranzada yatan hasta, sabah kalkar sokakta yaşanan her şeyi en ince ayrıntısına kadar arkadaşına anlatır. Ağaçları, kuşları sokaktan geçen genç, yaşlı tüm insanları bıkıp usanmadan detaylandırarak her gün anlatır. Bir süre sonra alt ranzada yatan hasta büyük bir kıskançlık psikolojisi içerisinde artık arkadaşını ve sokakta yaşananları dinlemek istemez. Sürekli arkadaşının ölmesi ve onun yerine kendisinin geçmesi için dua eder. Arkadaşı ise onun sıkılmaması için her gün yaşananları detaylandırarak, bir önceki günle ilişkilendirerek onun mutlu olması için çaba sarf eder ve iyileşmesi için Allah’a dua eder. İşte bu ahvalde niyetlere göre duaları kabul eden yüce yaradan üst ranzada yatan hastanın iyileşmesine ve taburcu olmasına karar verir.

Alt ranzada yatan hasta ise karmaşık duygularla üst ranzaya geçmek için zaman kaybetmeden talepte bulunur ve üst ranzaya yerleştirilir, dışarıya açılan küçücük pencereden sabırsızlıkla dışarıya dönüp baktığında siyah boyalı kocaman bir apartman duvarından başka bir şey göremez.

Alt ranzada yatan hastanın ne kadar pişman olduğu bilinmez ancak, şimdilerde Sarıkamış ortak paydası etrafında birleşen tüm dostların bu tür davranışlardan uzak durarak her organizasyona destek veriyor olması çok sevindirici bir durumdur. Umarım bu gelişmeye, etnik ve siyasi farklılıklar ön plana çıkarılarak ket vurulmaz. Umarım bu organizasyonlar, bu ortak paydadan uzaklaşarak siyasi bir arena halinizi almaz.

Selam ve saygılarımla,

HARUN SAVSAR
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."