Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Harun SAVSAR Yazıları Gönüllülük Kırılganlığımız

Gönüllülük Kırılganlığımız

Bu gün okuduğum bir araştırma sonucunu sizinle paylaşmak istiyorum, Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı tarafından yapılmış araştırmaya göre, ülkemizdeki gönüllü faaliyet oranı 55 ülke arasında % 1,7’lik oranla son sıradaymış. Aynı araştırmaya göre yardım etme konusunda fakirler parasızlıktan, zenginler zamansızlıktan yakınıyor.

Bunun nedenlerine baktığımızda, daha önce Kızılay Derneğinde öne sürülen yolsuzluk, Almanya’daki Deniz Feneri Derneği (Türkiye’deki Deniz Feneri ile ilgisi yoktur) nezdinde yapılan karalama çalışmalarının, vakıf ve derneklerimizin faaliyetlerine verdiği zararı ortaya koymaktadır.

Bu tür karalama kampanyalarının, Türkiye’de uzun yıllardır milyonlarca insana umut olan onlarca vakıf ve derneğin faaliyetlerini önemli ölçüde sekteye uğratması, İnsanlarımızın yardım konusundaki isteğinin ne kadar kırılgan olduğunu da göstermektedir.

Asırlık Vakıf geleneğini ecdadından devralmış bir nesil olduğumuz halde, her karalama kampanyasının ardından bu kadar kırılgan davranmamız, ayrıca sorgulanması gereken bir husus gibi duruyor. Bu kurumlarımızı düzeltmek ve onları takip etmek yerine, ilk fırsatta desteğimizi çekerek o Kurumları yok etmek çok daha kolay geliyor. Milyonlarca kardeşimizin yardıma muhtaç olduğu böylesi bir dönemde karalama kampanyalarına çanak tutmak ve destek vermek eminim ki ecdadımızın bile kemiklerini sızlatıyordur.

Gönüllülük konusunda bu kırılganlığımızın devam etmesi halinde, gelecek nesillere neden bahsettiğimizi bile anlatamayacak duruma gelebiliriz. Konuyu modernleşmeye bağlayarak izah etmeye çalışmak da az önce bahsettiğim araştırmalarla artık imkânsız görünüyor. Toplum olarak hep beraber gönülsüzlük hastalığına yakalanmış olabiliriz.

Bu nedenle, bu tür organizasyonlara destek vermek, yeni organizasyonlar oluşturmak, kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Üstelik vereceğimiz destek sadece bayramlarda değil, ihtiyaç sahiplerinin mevcut olduğu, bizimde destek verecek durumda olduğumuz her gün devam etmelidir. Komşusu açken kendisi tok olabilir mi ki insan?

Selam ve Saygılarımla,

HARUN SAVSAR
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."