Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Harun SAVSAR Yazıları NOSTALJİ HASTALIĞI

NOSTALJİ HASTALIĞI

Nostalji sadece geçmişe olan özlem midir, Geçmiş gerçekten zamanın kötü şeylerini unutturup iyileri hatırlatmasından mı ibarettir. Özlem duyduğumuz şey tamamen bizim olan ve istediğimiz kısmını hatırlayıp, istemediğimizi bir kenara attığımız, istediğimize pembe giysiler giydirdiğimiz bir duygumudur.

Bence geçmişe duyduğumuz özlem bunların ötesinde bir şeydir, özlemini duyduğumuz şey aslında gelenek ve göreneklerimizdir. Her geçen gün yozlaşan ilişkiler, çıkarların ön plana çıktığı bir ortama doğru sürüklendiğimiz bir dönemdeyiz. O muhteşem aile bağları ve önem arz ettiğimiz değer yargıları ne yazık ki; "modern yaşam" ateşiyle mum gibi erimektedir. Gittikçe de, yok olmaktadır.

Şimdilerde büyük şehirlerde adına modern yaşam dediğimiz değer yargılarının altüst olduğu bir ortamdayız. Bırakın paylaşmayı üst komşuyla tanışıp selam vermeyi bile gereksiz gördüğümüz bir yaşam.

Adamın biri ruhsal açıdan gün geçtikçe kötüler. Ümidini, coşkusunu yitirir; kendi içine dönük bir kişiliğe bürünür. Çevresindekiler yardım etmek isterlerse de elden bir şey gelmez. Adamı hekimlere götürürler. Yapılacak bir şey yoktur, çünkü konuşmamaktadır. Çaresiz kalan hekimler sorunla uğraşırlarken birdenbire hastanın gözlerini odanın duvarında asılı duran bir tablodan ayırmadığını fark ederler. Sürekli olarak aynı noktaya bakmaktadır.

Sorunun ne olduğu ortaya çıkmıştır. Tabloda karlarla kaplı küçük bir köy manzarası vardır, Bu resim adamın geçmişini bıraktığı köyüne benzemektedir. Tedavi olarak, oraya gitmesi gerektiğine karar verirler; kapıdan çıkarken de kulağına hastalığının adını fısıldarlar; Nostalji “Geçmişe Özlem”.

Şimdi hepimiz yozlaşan bu dönemde, bu hastalığa yakalanmamak için, burayı ziyaret ediyor, hatıralarımızı canlandırıyor, gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak için çaba sarf ediyoruz. Buraya taşıdığımız her kelime, her davranış ve her hatıra erimeye yüz tutmuş olan değerlerimizi, yeni nesillere taşımamıza vesile olacaktır.

Selam ve Saygılarımla,

HARUN SAVSAR
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."