Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Harun SAVSAR Yazıları Bayram Mesajı

Bayram Mesajı
Sevgili Hemşehrilerim,
Bu hafta bayrama hazırlık haftası. Eskisi gibi olmasa da tatlı bir telaş, hazırlıklarla ilgili biraz koşturmaca ile geçiyor, Eski bayramlar ile yeni bayramlar arasındaki farktan bahsetmeyi düşünmüyorum, her dönemin kendine has bir güzelliği vardır, yeter ki yaşamaya çalışalım.

Sizlerle bu bayram telaşında kurban alış verişi ile ilgili gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Bu hafta kurban alış verişine Sarıkamış tan 3-4 yıl önce Ankara ya taşınmış 70-75 yaşlarında bir akrabamla gitmeyi özellikle planladım ve birlikte kurban almaya gittik.

Hayatının 70 yılını Sarıkamış’ta geçirmiş, hayvancılığı meslek edinmiş Ahmet Amca. Bundan birkaç yıl önce çocuklarının ısrarıyla Ankara’ya yerleşmiş, ancak her halinden belli ki oldukça mutsuz görünüyor. Sürekli evle cami arasında mekik dokuyup başka bir işe yaramadığı hissi onu iyice bunaltmış durumda. Alışmış Sarıkamış’ta her gördüğüne selam vermeye, hatır sormaya, kahvede bir bardak çay ısmarlayıp sohbet etmeye. Ne var ki burada caminin yanındaki kahvede bile selam verdiği insanlar onun yüzüne garip bir şekilde bakıp, “ bu adam bana niye selam verdi ki” sorusuyla selamına yanıt veriyorlar.

Kurban alışverişi onun için büyük bir mutluluk olur düşüncesiyle bir gün önceden telefon açarak ertesi gün birlikte kurban almaya gideceğimizi söyledim. Daha bu fikri duyar duymaz büyük bir sevinç ve heyecana kapıldığı, telefondaki sesinden bile anlaşılıyordu. Sabah saat 8:30’da ev telefonum acelesi olan birinin telaşı içinde çalmaya başlayınca anladım ki Ahmet amca arıyordu beni, hemen geleceğimi söyleyerek yola çıkıp Ahmet amcayla birlikte kurban satış yerine vardık.

Ahmet amca, hayvan çadırlarına koşar adım yaklaşıyor, gördüğü ilk çadırdan içeri girmek için sabırsızlanıyordu.” Sarıkamışlıların çadırına gideceğiz” diye bir hatırlatmadan sonra, başladık hemşeri çadırı aramaya ilk gördüğümüz çadırın üzerinde kocaman harflerle belirlenmiş “SARIKAMIŞ – KARS” yazısı belli ki gururla yazılmıştı. İçeri girdiğimizde Ahmet Amca misketlerine kavuşmuş çocuklardan daha heyecanlı, daha coşkulu bir tavırla her kurbanlığı ayrı ayrı inceliyor ve okşuyordu. Gözüne kestirdiği ilk tosunun önce dişlerine bakıyor, 2 tane büyük dişi yoksa “Bu diş çıkarmamış kurban olmaz” diyerek bir sonrakine geçiyordu. Diş kontrolünden sonra asıl uzmanlık alanı olan kilo belirlemeye geçiyordu. Hayvanın arka bacağı ile gövdesinin birleştiği yeri eliyle kontrol ettikten sonra onun kilosunu kafasında belirleyerek, “hele iste oğlum buna ne istirsin” diyerek pazarlığı başlatıyordu. Pazarlık sürecinde “bu işten ben çok iyi anlarım” sözü cümleler arasında oldukça belirgin vurgulanıyordu.

Ahmet Amca alabildiğine mutluydu, ilk gördüğü çadırdan hemen kurbanı alıp gitmek ona haksızlık olurdu. O gün üzerinde ne kadar Sarıkamış yazılı çadır varsa hepsini dolaşıp her çadırdaki hemşerilerimizle ayrı ayrı sohbet ettik. Ahmet Amcanın her köyden mutlaka bir tanıdığı vardı, onlardan bahsedince mutluluğu tarif edilemez bir boyuta ulaşıyordu. Onun bu halini izlemek bile bana büyük bir keyif veriyordu. Bu nedenle bu hafta sonu yine Sarıkamışlıların kurban satış çadırlarındayız.

Tüm Dostlara Selam ve Saygılarımla,

HARUN SAVSAR
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."