|
Eşeğin biri bir gün tavşana benzemeye karar vermiş. Bakmış ki kulakları tavşana göre biraz uzun, gitmiş hemen kestirmiş. Aynaya bakmış ve tavşana benzediğini düşünerek sevinmiş. Sonra bir fazlalığını daha fark etmiş, gitmiş kuyruğunu da kestirmiş. Sonunda dayanamayıp bir dostuna gidip sormuş, acaba tavşana ne kadar benziyorum diye. Dostu aynen şöyle cevap vermiş:
Tavşana benzemek şöyle dursun, artık eşeğe de benzemiyorsun!
Özenmek, her insanın içerisinde olabilen bir özelliktir. İnsan güzele özenir ve kendinde bir değişim oluşturursa bu normaldir. Normal olmayan bu özentinin kişinin karakterine ters düşecek nitelikte olmasıdır. Hele de bu değişim çıkar amaçlı ve kendi değerlerine sırtını çevirmeye yönelik bir değişiklikse o zaman kesin tedavi gerektirecek bir düzeye gelmiş demektir.
Günümüzde bu tür davranış sergileyen insanlarla çok fazla karşılaşıyoruz. Onurlu olan davranışa önce karşı çıkarak küfrediyor sonrada bu davranışlarının çıkarlarına ters düştüğünü görünce sahip çıkmaya çalışıyor ve riyakârca öncekiyle farklı bir davranış sergiliyorlar.
Başbakanımızın deyimiyle Monşörler’den ve sözde aydın yazarlardan bahsediyorum, ilk gün ortaya çıkan onurlu davranışın ne kadar yanlış olduğunu, ne kadar hatalı bir davranış olduğunu büyük bir telaş içinde televizyonlardan servis ettiklerini bir anda unutarak, gözümüzün içine baka baka, riyakârlıklarına aldırış etmeden kıvırma sanatının inceliklerini sergiliyorlar. Bunun yanı sıra çıkarları uğruna, erdemli olan her davranışı karalama ve çamur atma kampanyalarını büyük bir özveriyle sürdürmeye devam ediyorlar.
Değişim kaçınılmazdır ve hatayı kabul etmek erdemli bir davranıştır. Ancak erdemli davranış, değişimin içerisindeki samimiyet ile doğru orantılıdır. Düne kadar Başörtüsüne küfredenler bu gün çarşaflılara övgüler dizerek taraftar arıyorlar. Düne kadar mevcut kursların kapanması için büyük çaba sarf edenler, şimdi açma taahhüdünde bulunuyorlar. Çıkar uğruna samimiyetten uzak, varoluş gayesine aykırı bir değişim tavşana benzemek isteyen eşeğe dönüşüyor, artık eşeğe de benzememek var sonuçta.
Söz konusu değişim de samimi davranılmaması, her görüşteki insanı rahatsız eder bir hal almaya başladı, dün söylenenlerin bu gün aksinin söylenmesi, dün karşı çıkılana bugün taraftar olunması, görüş ve düşüncelerinde samimi ve erdemli olan insanları da rencide ediyor.
İlkeli davranmak erdemli yaşamaktır, Yürek ister.
Selam ve Saygılarımla,
Harun SAVSAR
|