Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Salı, 07 Şub 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Oktay YAVLAL Yazıları NİGAR NENE'NİN ANISINA

NİGAR NENE'NİN ANISINA

(Nigar nene ve Nahide teyzenin anısına)

Nigar nene nin başının belasıydık.  Ama rahmetlide çok sinirliydi.  Hiç gülmezdi.  Hep “muruzunu” asardı.
Mahallenin çocukları “ğollaçelik” oynardık.  Çelik-çomağımız Nigar nenenin kapısına düştü ise yandık.  Kıyamet kopardı.

Hele Canip ile bir kavgaları olurdu ki sormayın.  Canip’e “”ola gıdik gafa , sizi oğlana poğlanasız “” derdi.  Canip te ona “”ğortlağ üz “” diye cevap verirdi.
Uzaklaşmaya başlardık , arkamızdan  “”gız anam cücükleri, culuğlari ürkütirler”” , “”evın önüni saggavullaya saggavullaya , saggat olmuşum””, “” töremelerden çektığıme  bağın”” diye kendi kendine söylenir dururdu. 
Nejdet ise “arkamızdan konuşma Nigar nene’  “” diye karşılık verirdi. “”ola çengen gapat bemirat”” diyerek , bizi peşlemeye  başlardı. Nigar nene çok yaşlıydı.  Ayağının biri hafif aksadığı için çok fazla arkamızdan gelemezdi.

Koşa koşa bizim eve gelirdik.  Evimizin yanında bize ait ““aşğana”” gibi bir oda vardı. Orada oturur,  bir “”çaynik”” çay demlerdik.  Sandıktan tandır ekmeklerini çıkarır, tuluğ peynirini arasına doldururduk. Anam gelmeden  hepimiz galın gumuç yapardık.  En az 7-8 arkadaş olurduk. Nihat KOCA,  Saim KOCA, İlhan BOZKURT, Canip, Nejdet, Atay HAZMAN,  Melik YILDIRIM ve adını sayamadığım birçok arkadaş.  Karnımızı doyurduktan sonra  gügümnen  su kaynatır  ğarmutlayarağ elimizi yüzümüzü yıkar, dışarı çıkardık.

Nigar neneden daha öcümüzü almamıştık. Kollayarak evlerine yaklaşır bahçedeki “”culuğları”” kızdırırdık.  Bizi  görürdü.  “”ola ğelil, bene ğıbar ver” derdi.  Torunu “”kavun Halil in”” verdiği ğıbarları bize atmaya çalışırdı. Ama attığı taşların bize değmemesi için hep özen gösterirdi.

Birgün Nigar Nene ile  bakkal Mihrali YAVUZ amcamızın eşi “NAYİDE” teyzenin arasında bir kavga olmuştu. Kavganın sebebi de; Nahide teyze kapıyı süpürürken Nigar nenenin evinin önüne toz gitmiş. İzlenmeye değer bir kavgaydı.
Nayide teyze çok zayıf ve kısa boylu, sevimli bir kadındı. Nigar nene ise iri yarı babayiğitti ama bir bacağı hafif aksaktı.  Heybetli bir görüntüsü vardı.
Kavga esnasında  Nigar nene,  nahide teyzeye “”teşi bacağ,telek bacağ””  “”meymun sufat”” diyerek üzerine yürürdü.  Nahide teyze de “”keftör camış”” ,””deli poşa! deli Poşa!”” diyerek karşılık verirdi.
Nigar nenenin elinde “”yer saggayulu””,  Nahide teyzenin elindede uzunca bir “çamaşır sırığı”. Birbirlerine yoklama çekerlerdi. Ama asla birbirlerine vurmazlardı.
Kavga esnasında Mihrali amca gelirdi. Gollik Hamza dede de içeriden çıkardı. Mihrali amca sessiz sedasız ve kendi halinde, çok değerli bir zat-ı muhteremdi. Nigar nene Mihrali amcayı göstererek “”bağ bağ herıfi döge döge sefik etmışsın”” derdi.
Nahide teyzede gollik Hamza dedeyi  göstererek , sende “”herifin başina vura  vura bağ gollik galmış”” diyerek karşılık verirdi.  
Kavgayı seyredenler, Nigar nene ile Nahide teyzenin ömür boyu asla bir araya  gelemeyeceklerini düşünürlerdi.  Oysa çok geçmeden,  ertesi gün bir bakardık ki, Nigar neneyle Nahide teyze mahallenin kadınları ile oturmuş horata ediyorlar.  Bana seslenerek “”olaaaa ao sufatsız anan de gelsin”” derdi.  Bende bu barışı sabote etmek için “nene siz gene arayı düzmüşsüz” derdim.  Çok kızardı. İmalı bir şekilde  Nigar neneeeeee  dediğimde çok sinirlenerek “”çorrr””, “”zuggumun köki””,  “seni böyümiyesin”” gibi serzenişlerde bulunurdu.
Anam da dışarı çıkar, yanlarına giderdi. Taşların üzerinde otururlardı. Yaşlı kadınlar genelde ellerinde teşi  ile yün eğirirlerdi.   “süveter  örerlerdi. ” Genç kızlar ve gelinlerde tentene,  oya, etamin işlemesi yaparlardı.
Arada bir yiyecek  şeyler atıştırırlardı.  Su içmek için bizim gibi çocukları yanlarına çağırır “”caminin punğarından  “” veya “”Kuran kursunun punğarından”” bir su getirmemizi söylerlerdi. Uzaktı ama  yinede onları kırmazdık. 
Getirdiğimiz suyu yana yana , kana kan içerlerdi . Bizlere ””Allah tuttuğuzi altın etsin”” “”Allah ömür versin””  diye çok dua ederlerdi.

Mekanları cennet olsun, nur içinde yatsınlar.

Sevgi ve Saygılarımla

Oktay YAVLAL

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."