Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Hasan TERZİOĞLU Yazıları M E H M E T ‘L E R İ N Ö Y K Ü S Ü

M E H M E T ‘L E R İ N Ö Y K Ü S Ü
Her vatan evladının koşarak gittiği asker ocağı.
Anaların ,bacıların kınalar yakarak,babaların,kardeşlerin davul zurnayla halay çekerek,horon teperek gönderdikleri vatan evlatları..Mehmetcikler..

Rize'nin Güneysu ilçeside İSTİKLAL HARBİNDE birçok gencini vatan savunmasında askere göndermiştir.
ÇANAKKALE'de SARIKAMIŞ'da bir çok ŞEHİT vermiş VATAN'ımızın bir köşesi,şirin bir ilçemizdir..
OSMAN oğlu MEHMET'de VATAN borcunu ödemek üzere;Güneysu’dan baba ocağını sevdiklerini bırakıp cepheye koşan MEHMETCİK'lerimizden biridir.
Bahriye askeri olan Mehmet görev yerine teslim olmak üzere yola çıkarken ailesiyle kucaklaşır,helalleşir..Henüz evlenmemiş olan Mehmet;en çok küçük kardeşi;MUHAMMET’i özleyeceğinin sinyalini daha ayrılık anında “kucaklaşmada” verir.

Uzun süre birbirleriene sarılıpta ağlaşan Mehmet ile Muhammet’in bu hali uğurlayanlarada duygu dolu anlar yaşatmıştır.
“Kemençe” seslerine karışan hıçkırıklar ve yakılan türküler ;”yıllar sonra destanlaşan bir zafere yazılmış türkü” olabileceği kimin aklına gelebilirdi.

Potomya’nun deresi coşti yine taşayi
Düşman girmiş yurduma yurekleri yakayi
Helal ede hakkuni anam,babam,kardaşum
Yuruyelum uşaklar,cepe bizi bekleyi
Duşman bizi bekleyi..
 
İşgal altındaki yurdumuzun her köşesinde,muhakkak ki; bu manzaralar yaşanıyordu..
Büyük komutan; “MUSTAFA KEMAL ATATÜRK”önderliğinde Anadolu şahlanmış,yurdun dörtbir yanından Türk gençleri “Vatanı müdafada” göreve koşuyordu.
İlerleyen yıllarda Muhammetin BARBAROS ZIRHLISI’nda görev yaptığı haberi Rize’deki ailesine ulaşır.
ÇANAKKALE’de seyir etmekte olan zırhlı 8Ağustos 1915 günü kaptan Nasmith komutasındaki İngiliz E-11 denizaltısı tarafından vuruldu.Gemide görevli askerler denizaltıyı görmüş,ama nişan almaya vakit bulamadan 40 mil hızla gelen torpidonun hedefi olmuşlardır.
Geminin orta bölmesindeki cephanenin de tahrip olmasıyla geminin batışı hızlanmıştır.
Yaklaşık 600 kişilik mürettebatın ancak 270’i Sivrihisar ve Basra torpidobotları tarafından kurtarılmış geri kalanlar ŞEHİT olmuştur.
Daha sonralar alınan bilgilere göre;Geminin su almayan bir bölümünden telsizlerle yardım çağrıları 5-6 gün sürmüş daha sonra kesilmiştir.
OSMAN OĞLU MEHMET’inde bulunduğu yaklaşık 330 Bahriyeli ÇANAKKALE’de ŞAHADET MERTEBESİ’ne ermiştir..

Mehmet ile Muhammetin uzun süren birbirlerine sarılıp ağladıkları gün;birdaha görüşemeyeceklerini hissettikleri GÜN’dü..

Mehmet’in Şehit olduğu haberi evine ulaştığın da;sevinç ve hüzün birlikte yaşanmıştı .Henüz askere gitmemiş olan Muhammet; ağabeyinin Şehit haberini “beklediği bir haber “gibi soğukkanlı karşılamış,ardından ne yapabilirim diye planlar yapmaya başlamıştı bile.
Baba Osman efendi ;Şehit olan oğlunun ismini yaşatmak için Muhammetin isminin Mehmet olmasını ister.
Bütün aile fertleri; Muhammet’e Mehmet diye hitap etmeye başlamaları Muhammet’i çok duygulandırıyor,sevindiriyordu.Vatan için bir şeyler yapmak için sabırsızlanıyordu.
Mehmet babasınında iznini alarak İstanbuldaki amcası Ali efendinin yanına gitmek için yola çıkar.
İşgalin sürdüğü İstanbulda Polis memurluğu yapan Ali efendi’nin yanında kalan Mehmet bir zaman sonra Kasımpaşa’da bir arkadaşıyla birlikte lokanta dükkanı açar.
Anadoluyu kuşatan KUVA-İ MİLLİYE ruhu İstanbulda’da gizliden çalışmalar yapılarak yürütülmekteydi.
Mehmet de bu çalışmalarda gencecik yaşına rağmen cesaretle görev almış, İngiliz’lerin “Karaağaç” silah ambarlarına gündüz bir yolunu bulup giriyor,gecenin geç saatlerinde diğer arkadaşlarının yardımı ile çıkardıkları silah ve cephaneleri Anadoluda ki Kuva-i Milliye’ye sevk ederek,silah ve cephane ihtiyacının had safhada olduğu ordumuza bir nebze destek oluyorlardı.

“MUSTAFA KEMAL ATATÜRK” önderliğindeki TÜRK ASKERİ ve ANADOLU İNSANI ‘nın ZAFER haberleri ardı ardına geldikçe,işgal kuvvetlerininde sonu yaklaşmış oluyordu.
TÜRK ASKERİNİN İstanbula ulaşması artık çok yakındı..
Mehmet’de İstanbul’dan Memleketi Rize’ye dönmeye karar verir.İngiliz mavzerlerinden sevk edemediği 8 adet mavzer tüfeğini un çuvallarına saklayarak gemiyle yola çıkar.
Trabzona kadar silahları götüren Mehmet Rize girişinde Jandarma birliklerinin silahlara el koymasıyla kendini karakolda bulur”.Silahları İstanbulda düşman askerinemi teslim etseydim,ben KUVA-İ MİLLİYE’ye çalıştım”desede karşısındaki çocuğa inanmayan yetkililer onu mahkemeye sevk etmek üzere nezarete atarlar.
Olay kısa zamanda bütün Rize’de duyulur.
“8 İngiliz mavzeri ile İstanbuldan Rize’ye gelen Güneysu’lu Mehmet “haberi Rize mebuslarından MATARACI ‘nın dikkatini çeker.
Karakola gelen Mataracı Mehmetle görüştükten sonra ,yetkililere “ben bu çocuğa kefilim.”Ankara’ya telgraf çekip bilgi alınması için ricada bulunur.

Kısa bir zaman sonra Ankara’nın telgrafı Rize’deki yetkililere ulaşır..
Telgrafda aynen şöyle yazıyordu..

BURACA HİZMETİ GÖRÜLMÜŞTÜR.SİLAHLARIN MÜSADERESİYLE ALIKOYULMASINA.KENDİSİNİN SERBEST BIRAKILIP,BİLAHARE İSLAHİ NEFS İÇİN 9 GÜN HAPİS YATMASINA..
M.KEMAL ATATÜRK

(Mehmet;9 günlük bu hapis cezasını yaklaşık 15 yıl sonra SARIKAMIŞ’da çekmiştir.)

Bu olaydan sonra Güneysu’ya gelen Mehmet babasını da kısa bir zaman sonra kaybeder.Askerliğini Trabzon’da yaptıktan sonra tekrar geldiği baba ocağında durmak istemeyen Mehmet 1928 yılında SARIKAMIŞ’a gider.Ömrünün yaklaşık” 50 yılını geçireceği “SARIKAMIŞ’taki yaşamı da başlamış olur.

Burada açtığı dükkanla;o zamanın şartları içinde manifatura , yiyecek ve çay,tütün vs. gibi ürünleri satarak ticaret hayatına başlar.
SARIKAMIŞ’ta kaldığı sürede Kolordu Komutanlığına da gıda ve erzak temini konusunda hizmetleri olur.Çeşitli ticari faaliyetlerle Sarıkamış’ın sevilen.sayılan bir şahsiyeti olmayı başaran Mehmet üç oğlu ve iki kızınıda burada yetiştirerek Sarıkamış’ın Karadeniz kökenli mozaiklerinden biri olmuştur.

1976 yılında Hac farizasını yerine getirmek için Sarıkamış’tan İstanbul’a gelen Mehmet 1982 yılında vefat etmiştir.

MEHMET’LERİN biri ÇANAKKALE’de yatıyor.İsmi; Beşiktaş’daki Deniz Müzesinde ŞEHİTLER bölümünde yazılı..OSMAN OĞLU MEHMET TERZİ

Diğeri de bir zamanlar KUVA-İ MİLLİYE için mücadele ettiği İSTANBUL’da yatıyor.
İsmi Baş ucunda yazılı..HACI MEHMET TERZİOĞLU

Her iki dedem ile gurur duyuyorum..

BU VATANI BİZLERE” CANLARI NI VERME PAHASINA” BIRAKAN AZİZ ŞEHİTLERİMİZ..
SİZLER; VATAN İÇİN GÖREVLERİN EN KUTSAL OLANINI YAPTINIZ..
RUHUNUZ ŞAD OLSUN..

Hasan TERZİOĞLU
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."