Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Salı, 07 Şub 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Bahattin KOCA Yazıları Satılık kasisler

Satılık kasisler

Uzun gecen kış mevsimleri  asfalt yollarımızın kimyasını bozardı. İlkbaharla birlikte karların erimesiyle yollarda kasislerin oluştuğunu görürdük. Yolculuk esnasında "Aman kasis, kasise dikkat et!“ seslenişlerini duyardık. Karayollarına, ilgili kurumlara kaliteli yol yapmadıkları icin veryansın ederdik. Hatta Avrupa yollarının örnek alınmasını isterdik. Meğer kazın ayağı hiçte öyle değilmiş! Nasıl mı? Buraya belkide son elli yılın en fazla yağan  karı düştü bu yıl. Geçen yılların kış aylarında kar yağışını nadiren görürdük. Trafik herzamanki  mutat şekli ile akar giderdi, hiçbir zorluk çekmez idik. Hatta son birkaç yıl öncesine kadar kışın araçlara kışlık lastikte takmazdık, ta ki birkaç yıl önce kanunen mecburi oluncaya kadar. Artık ekim ayı ortalarında kışlık lastikleri taktırıp mart sonu yazlık lastiklerle değiştirmeye başladık. Belki kışlıkları takmayabilirdikte, kar yağmıyor kışlar normal geçiyordu. Günün birinde çıkarılan bu kanun ile oto kontrol sağlandı. (Diğer birçok alanda olduğu gibi) Yeni düzenlemelere göre kış mevsiminde kışlık lastik takmayan sürücülere olası trafik kontrollerinde para cezası kesileceği belirtildi. Yine kışlık lastiği takılı olmayanın karışacağı bir kazanın bedelini sigortaların karşılamayacağı kesinleşti. Hal böyle olunca artık ekim ayının ortasından itibaren bir tekerlek telaşı alıp başını gitti. Yapabilen kapısında kendisi değiştirmeye, yapamayan, yapmak istemeyen tekerlekleri bagaja yerleştirerek  araba tamircisinin yolunu tutmaya ve ortalama 20€‘ya  değiştirmeye başladı. Aynı işlem  ilkbaharda yazlıklar için tekrar ediliyor.

İlk defa bu yıl kışlıkların keyfini çıkardık. Ocak ayının ikinci haftasında yılbaşı tatili bitince yoğun karla birlikte işbaşı yaptık. Özellikle de İstanbul mahreçli kar ve trafik korkusunu televizyonlardan da izleyince biraz tedirginlik vardı. Yola ilk çıkışla kışlıkların yola hâkimiyetini anladıktan sonra korkunun yersiz olduğu ortaya çıktı. Varmamız gereken yere ulaşabilmek için biraz daha erken yola çıkış ve dikkatli olmak yeterli oldu.

Ocak ayinin sonlarına doğru her gün rahatlıkla geçtiğimiz caddelerde aniden çukurların oluştuğunu gördük. Şehir içi caddelerde, kasislere  girmemek için bolca slalom ve fren yaptığımızı fark ettik. Sessizce ortadan çekilen  kar  geride delik deşik olmuş caddeler bırakmıştı. Bu fark ediş  daha önceden Sarıkamış’tan bildiğim kasisleri  hatırlamama ve bu yazıyı yazmama sebep oldu. Kasisler birden gündemin ilk sıralarında yer edindi. Yıllardır kar yağışına  hasret kalanlar; artik bu yeni durumu konuşur oldular, kasise girme, kasisten kaçma yolları sohbetlere konu oldu. Radyolardan özellikle tehlikeli olabilecek   büyük kasislerin hemen  bildirilmesi anons edildi. Ancak  yıllardır bu sekil bir olayla karşılaşmayan belediyeler, caddelerdeki delikleri yamamak için yeterli  paraya sahip değillerdi. Ocak ayında oluşan kasislere mart ayinin  başı itibariyle  müdahalede bulunuldu. Bu günler itibariyle yollardaki kasislerin  yavaş yavaş yama ile kapatıldığını görmeye başladık. Mesele yeni olduğu için ilginç fikirler de üretildi bu aralar.

Bir kasabanın belediye başkanı kasisleri satılığa çıkardıklarını açıkladı. Bu kasabada hiç alışılmadık bir yol ile yollardaki kasislerin rehabilite edileceği belirtildi. Belediye Başkanı bu komik fikri gülümseyip kabul edecek insanların olabileceğine ve bir kasise 50 € değer biçebileceklerine inanıyor. Kasisi tamir edeceklerin isimlerinin yazılı olduğu plaketler caddede yer alacak. İlginç bir fikir olduğu için de hemen dikkatleri çekmiş, BBC televizyonu röportaj yapmaya gelecekmiş.

Bugünlerde Sarıkamış’ta  artik karin azaldığını tahmin ediyorum. Görüldüğü gibi karların erimesiyle oluşan kasisler  yalnız Sarıkamış’a özgü değildir. Karin bilinen değişik özelliklerinin yanına birde yolların kalite kontrolüne vesile olduğunu  da katmak gerekir.

Bahattin Koca
Offenbach,7 Mart 2010

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."