Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Bahattin KOCA Yazıları Oku/yorum,Yazı/yorum

Oku/yorum,Yazı/yorum


Bahattin Koca

Offenbach, 27.02.2011

Siteler, içinde bilgilerle dolu sayfaları olan herkese açık kültür evleridir. Okuru, yazarı burada buluşur; yeni yazılar, yeni yorumlar için birbirlerini  etkilerler. Ziyaretçi sayıları şehir kütüphaneleri gibi fazladır. Siteler;  tarihi anlamına uygun, kalabalık kitleleri  sanal ortamda toplasa da  nedense bazen sessizliğe de bürünürler. Bu sessizliğin nedenlerini araştırmak istedim  ve bu konuda aşağıdaki  noktaları tesbit ettim, ancak belirtilen noktaların yeterliliği ya da yetersizliği yorumlarınıza açıktır.

Acaba okuyucu,  yazıda eleştirebilecek  birtakım şeyler görmüyor mu? Yazıya, kendisinin de bir katkıda bulunabileceğini düşünmüyor mu? Ya da yazının içeriğine katılmakla beraber, bir iki konuda farklı görüşlerini belirtmek istemez mi?

Acaba  okur,  sitedeki  yazı  veya  yazıları beğenmiyor, dolayısıyla yorum yapmaya değer olmadığını mı düşünüyor ?

Acaba sebeplerden biri de, siteyi kontrol eden okuyucu;  yapılan bazı yorumlara,  yazı sahibi tarafından cevap verilmediğini gördüğü için mi  “Aman, zaten adam kendini kalburüstü sanıyor, cevap vermenin adabını bile bilmiyor.” düşüncesine mi kapılıyor? Bu nedenle mi yorum  yazmıyor?  Bu nedene saygı duyarım;kişi kendini erişilmez sanıyorsa büyük bir yanılgı ve cehalet içerisindedir. Böyle durumlarda aklıma ders kitabımızda yer alan Krezus (Karun) gelir. Karun gibi..., deyimi onun sayesinde dilimize girmiştir ve halen Batı Anadolu’da hazineleri aranmaktadır. Oysa o,  M.Ö. 500’lü yıllarda Sart’ ta (Manisa ) hüküm süren ve ayrıca  hazineleri ile erişilmez Lidya kralıydı. Keşke, Manisa ve yöresinde oturan bir hemşerimiz Sart kalıntılarına gidip hemen oradan bir yazı kaleme alsa.

Yorum yapanı, özel yazışma ile onore eden değerli şahsiyetler de vardır. Bu şahsiyetlerin, sitelerdeki varlıkları hayatın her alanında olduğu gibi  büyük kazançtır. Onlar örnek alınmalıdır.

Acaba okuyucu, bir yazının alıntı olduğunu farkettiği için mi tümden yorum yapma isteğinden, hevesinden vazgeçiyor?

Okuyucu, sitelerde bazı yazıların alıntı olduğunu farkedebilir,bu nedenle bir soğukluk duyabilir,belki siteden de kaçabilir.Alıntının kaynağını belirtmeyen yazı sahibi, aslında dikkatli okuyuculara yakalandığının bilincinde değildir! Yazısının, birkaç saniye içinde klavyenin tuşlarında doğruluğunun anlaşılabildiğini bilebilse; sanırım, ”Eyvah, ben ne yaptım!” der ki;  aslında bu da iyiye giden bir davranış olacaktır. Hatadan bir noktadan itibaren dönmekte bir erdemdir. Bir yazıyı tamamen alıntılayarak, ya da başını, ortasını, birkaç kelime ile değiştirip  bir başkasının emeğini kendine mal eden kişi, aslında başını kuma gömdüğünün farkında değildir. Bu alıntılar, yeni yetişen öğrencilere, gençlere de kötü örnek oluyor. Proje ödevi hazırlayan öğrenci, kaynak belirtme zorunda olduğu halde bir yazının paragraf başlarını birkaç kelime ile değiştirerek altına adını yazabiliyor. Gençlere örnek teşkil etmesi açısından site yönetimleri, kaynağı belirtilmemiş yazıları yayımlamamalıdır.

Yazısının altına; alıntıdır, diye yazana okuyucu minnettardır! Çünkü okuyucu ile paylaşacak kadar güzel olan bir yazıyı aramak için zaman sarfetmiştir. Oraya, “alıntıdır” ibaresini koymak,  kişinin  değerini arttırır, kendisine olan saygısını okura yansıtır. İbareyi gören okur, güzel yazıları araştırıp bulduğu için en samimi teşekkürünü gönderir ve “Hay Allah senden razı olsun kardeşim,bu güzel yazıları nereden buluyorsun!” diye de hakkını verir.

Sanırım başka bir gerekçe de Facebook’ta, mesaj panosuna yapılan, aslında kişinin gerçek dünyasını yansıtmayan    alıntılar, slogan olabilecek yazılar ve videoların yer alması. Acaba bu alıntılardan feyiz alma kolaylığı ile idare etme, yorum yapmayı  köreltiyor mu? Acaba bilinçli kullanmanın haricinde,  güvenliği de göz ardı ederek kendi özelini hiç çekinmeden ortalığa yayma; sitelerde  yorum yapmayı ikinci plana mı itiyor?

Bu konuda öğrencilerle ilgili  güzel bir yazı okumuştum. Bir öğretmen, öğrencilerinin  Facebook’taki resimlerini kopyalayıp okulun panosunda sergilemiş. Okulda kıyamet kopmuş. Öğrenciler; hocalarına, özel resimlerimizi nasıl ifşa edersiniz, diye hesap sorunca hoca; siz, aynı resimleri milyonlarca insana sergilerken birşey olmuyor da  benim birkaç yüz öğrenciye sergilemem mi  sizi kırıyor, deyince sessizlik hakim olmuş ve yapılan vahim hatanın farkına varılmış.

Aynı gerekçeyi MSN içinde düşünebiliriz. MSN Türkçe’sinin kolaylığına kapılma varken , yorum yapma sıkıcı mı oluyor acaba?

Yine msn’deki gibi bozuk bir dil yansıtan yorumlar, ayrıca büyük harflerle yazılan yazılar  da site yöneticisinin zamanını  almamalıdır. Bu tür yazılar, ancak sevilen bir dostun yazısı ise sırf hatırı için okunmaya çalışılır, aksi taktirde bu yazıları okuyucu makul karşılamaz.

Acaba  yorumlar; “Yorumunuz site yönetimince onayladıktan sonra yayımlanacaktır.” ibaresi ile  makul bir süre içinde gereğini  buluyor mu? Yorumunu zamanında  görmeyen kişi bu ruh hali içinde  bir daha yorum yapar mı? Ya da iç sayfalara yapılan yorumlar; yazı sahibini, yorumcuyu ve sitenin  takipçilerini  güncel olarak mesaj panosunda  haberdar ediyor mu? Böylelikle canlılığı sağlıyor mu?

Sitelerde bazı  yazarların, ”Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Ainesi  istir kişinin, lafa bakılmaz.” türünde, yorumculara ağzının payını veren çıkışlarına şahit oluyoruz. Bu  gibi hakaretvari sözlere maruz  kalan kişi, bir daha yorum yazma gafletine düşer mi? Aynı şekilde bu yaklaşımı gören diğer kişiler yorum yapmak isterler mi?Hakaret içeren ve insan onurunu rencide edici yazıları ve yorumları yayımlamak site yönetiminin işi olmamalıdır.

Sitelerde; sitenizi çok beğendim, gibi genel bir ifade ile kendi reklamlarını yapan kişilerin yorumları  yer almamalıdır. Bu uyanıklığın onü alınmalıdır.

Bazı sitelerde yorum yapmak çok formalite istiyor. Sitemizde yorum yapmak çok külfetli değil, diğer bazı sitelerde olduğu gibi zorluk derecesi  de insani kaçırtacak cinsten değildir. Yorum penceresine yazıp tuşa basmak yeterli.

Bir site; yazı yazanı,okuru ve yorumcusunun birbirlerini karşılıklı güdülemesi ile güzelleşir,uğranılacak sanal duraklardan olabilir ancak.

Yazım,  genel  bir yazı olup hiç  kimseye yönelik değildir. Yanlış anlaşılmak istemem, ben sadece bu konudaki düşüncelerimi yazdım. Okuyucudan yorum istemek haddim değildir.

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Bahattin Koca   |13-03-2011 02:12:49
Hocam,
Ses verdiginiz icin size saygilarimi sunuyorum.Ben gidisati ele alan bu
yaziyi yazdiktan sonra,birkac gündür ses cikmayinca da hata mi ettim acaba
diyede düsünmedim degil.Siz degerli büyüklerimizin yol
göstericiligine,katkilariniza ihtiyacimiz var,yorumunuz tenkitte olsa bizi
gelistirmesi acisinden degerlidir.
Selam ve saygilarimla
Selçuk Baltacı  - Slm.   |12-03-2011 20:49:26
Bahattin Hoca'm;
Aslında çok güzel hususlara değinmişsin.Haklısın
.Yorum yapmamak insanların en büyük isteksizliği.Halbuki dediğin gibi bir
"tık" lamak hiç de zor değil.Ama bizlerde de şu düşünce
var.Yorumumuz tenkid gibi anlaşılabilir mi? Ama bundan sonra ,zamanımın
elverdiği ölçüde okuduğum yazılara yorum yapacağım.Görüşmek
dileğiyle.Ailecek selam yoluyoruz

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."