Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Bahattin KOCA Yazıları Sigaraya Elveda (2)

Sigaraya Elveda (2)
Bahattin Koca
Offenbach, 31.05. 2011

Bugün; 31 Mayıs,  Dünya Sigarayı Bırakma Günü.Bu yazımı sigarayı bırakmayı düşünenler için bu günün anısına kaleme alıyorum.
Dışarıda; çarşıda, pazarda yürürken, insanların eskiye nazaran farklılaştıklarını algılıyor gibi oluyorum. İnsanların  sadece temiz havayı soluduklarını, kendilerini zehirlemediklerini  gördüğümü sanıyor gibi oluyorum. İnsanların, genellikle ellerini hiç bir şeyle meşgul etmeyerek  yana  saldıklarını ya da ceplerine  koyduklarını, yani parmakları arasında birşey taşımadıklarını görür gibi oluyorum.

Oysa  iki yıl önce gözüme ilişen manzara  tartışmasız  tam tersi idi. Her tarafta; ellerde tutulan, ağızlarda tutturülen sigaralar,gömlek ve tişörtlerin cebinde göze çarpan,dışarı sarkan, eğer mevsim kış ise paltonun cebine yapılan bir hamle ile çıkarılan paketler  vardı. Havada ise kokuların en güzeli olduğunu sandığım bağımlılık kokusu  vardı. Güzel giyimli kadın ve erkeklerin ellerinde; sanki aksesuarları gibi, kokuları gibi, onları, öteki toylara göre pozitif yönde farklılaştırdıklarını sandıkları  sigaraları vardı. Tuhaf ama, bazen yolumu kesen hiç tanımadığım insanların, sigara istedikleri oluyordu.Oysa iki yıla yaklaşıyor,bu süreç içinde ne bu amaçla bana yaklaşan, ne de bir sigara isteyen   kimseye rastladım. Anlaşılıyor değil mi? İçicilerin burunlarına gelen kokuların en güzeli, içmeyenlerinse burun direklerini kıran o kokudan olsa gerek.

Sonra, eskiden dumanlar dağılır giderdi, aynı hava gibi olurdu. Havaya karışır gibi olurdu. Kapalı alanlarda etkilenmeden oturur, keyif alırdık. Pasif içiciler umurumuzda değildi hiç. Şimdi ise sağda solda çok nadiren bazı kadın ve erkeklerin ağızlarından içi gaz dolu balonların havaya bırakıldığına şahit oluyorum. Bu balonlar eskiden olduğu gibi hemen havaya karışan balonlar gibi değiller. Dağılmadan  birkaç katman yükselip sonra havaya karışıyorlar ki; zaten içicinin gözü bunu görmüyor, çünkü gaz balonları peşpeşe, orantılı olarak salınmaya devam ediyor.
Yeni inşa edilen kamu binalarında içiciler için ayrılan yerler de  iyi tasarlanmış. Geçende yeni yapılan bir hastaneyi ziyaret ettim. Bina çok modern olarak dizayn edilmiş. Çıkış kapısının  beş metre ötesinde,  yarım ay şeklinde çevresi saydam plastikle, on tarafı  açık binanın mimarisine uygun içici kabini yapılmış.. Dışarı çıkan içici  hastaların hemen oraya yönelmeleri ilginç. Sağda solda, açık alanda içebilme imkanı da var, ama içici hemen oraya yöneliyor ve kendi sınıfını kendisi belirlemiş oluyor. Kimbilir daha nelerle karşılaşacağız!Gelecekte çevre kirliliğini önlemek için Japonya’da olduğu gibi caddelerde sigara odalarının oluşturulması gibi önlemler,  yavaş yavaş tıryakiyi  özgürlüğe, yani sigarasız yaşama yolunda düşünmeye davet ettiremez mi?

Son bir bilgi; Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre bir içici, ömrü boyunca sigaraya ortalama yüz otuz bin euro yatırıyormuş. Türkiye versiyonu ne kadar olabilir acaba? Ayrıca vücuda uzun yıllar içinde stoklanan katranı, buna bağlı olarak tehlikeli boyutlara ulaşan akciğer hastalıklarını  şöyle bir hatırlamakta da  yarar var.

Sigarayı bugün bırakanları, bırakacak olanları, artık vakti geldi,birşeyler yapmalıyım noktasına gelenleri en içten duygularımla kutluyorum.

Saygılarımla
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."