Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Makaleler Bahattin KOCA Yazıları Öğretmenler Günü

Öğretmenler Günü
Bahattin Koca
Offenbach, 24 Kasım 2011
     Öğretmen, yürüdüğü yolda çocuğun başarılı olması için çalışan; engelleri  aşması için ona yol gösteren rehberdir.
     Okuduğunuz yaşanmış  bu olay, Batı Anadolu’daki bir köyde geçiyor. Oyun oynayıp yorulan çocuklar, bir yerde oturup sohbet ediyorlarmış. Tesadüfen oradan geçen öğretmenleri, bir köşede oturup çocukları dinlemeye başlamış.
     Sohbet, çocuklar arasında konudan  konuya  geçerek devam ediyormuş.Çocukların karşılarında  biraz yüksekçe  bir duvar varmış. Birden, afacanın biri arkadaşlarına; birazda konuşmaya kendini de katmak isteğiyle, “Acaba bizim köyden kim bu duvarın üzerinden atlayabilir?” diye bir soru atmış ortaya. Cevaplar uçuşmaya başlamış. Biri, Ali  Amca demiş; diğeri  hayır o yaşlı, atlayamaz. Öteki , Veli Ağabey demiş; yanındaki, ama onun boyu kısa, o atlayamaz. Bir başkası Hasan Dayım demiş; çocuğun biri, onun  bacakları çok zayıf, o da atlayamaz  demiş. İşte bu mealde, hemen  hemen  köyün atlama  ihtimali olabilecek bütün fertlerini sayıp  durmuşlar. Hiç birinin bu duvarı aşabileceğine  ihtimal  verememişler. Moraller  sıfır, çocuklar cevap  bulamamanın sıkıntısı   ile düşünüp duruyorlarmış. Ortalık; akşam karanlığına ve morallerin bozulmasının getirdiği sessizliğe  bürünüvermiş. Öğretmen  de  heyecan içinde, kendini  göstermeden  köşesinden  olayın  varacağı  boyutu  merak  ediyormuş.
     Birden sessizliği  yırtan bir ses duyulmuş. Çocuğun biri „Buldum arkadaşlar, duvardan  kimin atlayabileceğini buldum!“ demiş.” Bu duvardan, bizim köyden  atlasa atlasa; ancak bizim öğretmen atlar, ondan başka  hiç  kimse  atlayamaz!” demiş. Bütün çocuklar ona hak vermişler ve sevinçle; „Evet,  ancak bizim öğretmen atlar,“ diyerek  onu  tasdik  edip, tebrik etmişler. İşte; çocuklardan müthiş bir öğretmenlik  vizyonu!
     Öncelikle beni okutan değerli öğretmenlerimin ve Anavatanımızın her tarafında çalışan fedakar öğretmenlerimizin; “öğretmenler  Gününü” kutlar, saygı ve selamlarımı sunarım.
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."