Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Şiirler Yusuf Ziya YILMAZ Şiirleri Sarıkamış Konuşuyor

Sarıkamış Konuşuyor
Adım Sarıkamış
Başım dumanlıdır karlıdır benim
Yazım serin,  kışım zehirdir benim
Çağlarca kavimlerle kardeş
Dertlerine sırdaş oldum
Kervanlar geldi geçti
Ak yeşil, körpecik bedenimden
Trabzon’dan Van’a, Erzurum’dan İran’a
Yoksulluğuma lokma bandılar
Gözyaşımı azık edip
Kana kana  soğuk sularımı içtiler.
       *            *          *
Savaşlarda er meydanı oldu 
Yeşil duvaklı, beyaz gelinlik giyinmiş
Narçiçeği bakışlı, gencecik bedenim
Kardelenlerimi çiğnedi namert postallar
Zemheride kılıç seslerine, kurşunun izdüşümüne
Kalkan oldu, bahar dalında güzelliğim
Yıkımlar yaşadım ansızın depremlerde
On beş yaşında bir delikanlı
Ya da eli kınalı,  al yazmalı bir gelin
Karanfil gibi düşünce kara bağrıma
Ben sessizce, gizli gizli ağladım
Kimseler küsüp gücenmesin diye
Acılarımı bile sizden sakladım 
       *            *          *
Adım Sarıkamış benim
İşgallerden kurtulunca yaralı bedenim
Çığlıklar attım sizin naralarınızdan
Davul zurnalarla sevindi yüreğim
Seyit ali çaldıkça, Taner vurdukça
Şeyh Şamil’in destanı okundukça
Kol kol olup coştu, Jandarmalı, Geççikeli
Şeker oğlanlı düğünlerde halaylarım
       *            *          *
Hanlarımda mavi rüyalarla yatırdım sizi
Gaz lambası ile cehaletinizi yendim
Sıvası dökülmüş, kerenleri çatlamış
Kara yazgılı, köhne evlerimde
Düşlerinizi, güneşe sarıp büyüttüm
Yeşilçam ağaçlarım dal dal
Al kan içinde hoyratça budanırken
Ben acılar içinde kıvranırken
Çatlamış memelerimden süt emdiniz
Size  ne verdiysem ben verdim
Cimri davranmadı hiç ellerim
       *            *          *
Adım Sarıkamış benim
Zemheride, tipili boranlı gecelerimde
Yüreğinizi boy boy umuda sarıp
Turfanda sevgilerde ısıttım
Öyle yürekler büyüttüm ki
Saçak saçak buz tutmuş evlerimde
Tarihe bile meydan okudunuz
Kiminiz öğretmen, kiminiz hakim
Kiminiz, koca doktor oldunuz
       *            *          *
Yaralarım sarılacak diye sevindim
Doğu ekspresinde gözyaşlarımla
Canımdan can kopardım
Kol kol mendil sallayıp
Sizleri nasılda, nasılda uğurladım
Giden bir daha geri gelmedi
Ellerim koynumda, gözlerim yaşlı
Buz kesti ağustosta bedenim
       *            *          *
Adım Sarıkamış benim
Ben baharımı yeşile boyarken
Evlerimin önüne kamyonlar dizildi
Göçleriniz yüklendi birer ikişer
Yaylalarım yetim, köylerim virane
Sokaklarım boynu bükük  kaldı
Her çalan korna sesi ile uyandığımda
Ciğerim koptu geldi yerinden
Çığlık çığlığa ayrıldı bendimden
Arkanızdan bakamadım bile
Sayamadım kaçıncı yığılışımdı yere
       *            *          *
Gurbetten özlem kokulu mektuplarınızı
Kucak dolusu selamlarınızı bekledim
Bayramdan bayrama yollarınızı
Kollarım alabildiğince açık
Namazlarla, dualarla gözledim
Kaç bayram geçti bilmiyorum
Ben hala sizin yolunuzu gözlerim 
       *            *          *
Adım Sarıkamış benim
Başım dumanlıdır karlıdır benim
Doksan bin yiğit yatar yüreğimde
Duruşum dik mertliğim tamdır benim
Arkadan konuşmayı sevmem
Söyledim mi yüzünüze söylerim
Sizleri ben yetiştirdim
Siyasi kavgalarınızı gençliktir
Aşiret kavgalarınızı cehalettir
Kırgınlıklarınızı  geçicidir dedim
Ama gücendim birbirinize ihanetinize
Gücendim beni terk edip gitmenize
       *            *          *
Adım Sarıkamış benim
Başım dumanlıdır, karlıdır benim
Yüreğimde doksan bin yiğit yatar
Gözlerimden doksan bin ananın gözyaşı akar
Söylemeye dilim varmıyor
Siyasi kayırmacılığınıza
Bu benim adamımdır diyen
Ortaçağ karanlığında bıraktığım
Feodal ayrımcılığınıza
İnanın çok gücendim
Hepiniz benim öz  be  öz  çocuklarımsınız
Hepinizi sevgi ile besledim
Çatlamış yoksul memelerimden emzirdim
Hepiniz kardeşsiniz siz
Türkünüz, Kürdünüz, Aleviniz, Lazınız
Hakkı olana hakkını vermeği
Daha kundağınızda öğrettim
Eğer vermezseniz hak edenin hakkını
Allah şahidimdir ki
Hakkımı helal etmem……
Hakkımı helal etmem size 
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Anonim   |29-02-2012 03:17:29
ilhami tşk ederim sağol:Allah sizlere de sağlık sıhhat versinnn
İlhami DEMİRCİ  - Çelik Hoca'ya   |12-08-2010 09:07:49
Canım kardeşim nasılsınız iyi olmanızı Allah teala'dan niyaz ederim.uzun
yıllar oldu görüşmeyeli.Güzel duygularla yazdığınız şiirleri
okudum.Allah kaleminizi kuvvetlendirsin.Kemal hocayada selamlar.İlhami/Bişkek

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."