Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Şiirler İsimsiz Şair Şiirleri UŞAĞLIĞ AŞGI

UŞAĞLIĞ AŞGI
Benım; bücürüm, ,
ufağlığım, ceylanım,
Yuğa tenlım, şüşe gözlüm,
gülen üzlüm, kırtik burunlu,
Çırpi bacağli maralım.
O geder cıcığsınki,
Sene; nasıl gıyarım.
Üzen bağanda, uslum geçir.
Ağlıma düşende,
Gafamın içinde, böcükler gezir.
Ellerım gogoç olir.
Ele, sanki melemez olirim.
Gulağlarım tutulir,
vuv ! vuv! diye uğulti gelir.
Ne bilim işte hep anbele olirim.
Yıllar öncesıne döneydığ.
Sen; gine iki örükli bir gız olaydın.
Bende, gine fırtığli o uşağ olaydım.
Örüglerındeki kurdele gine gırmızi,
Sende gine çekingen olaydın.
Ao camış ağabeyinde heç olmiyaydi.
Seveydığ birbirimizi eskısi gibi.
Seni alaydım, çayırlara,
tarlalara, ormanlara çığaydım.
Millet bağçasına , sağuğsuya,
acisuya, şırşıra gideydığ.
Gine üzerımıze ğışırik yağaydi.
Sağlanaydın ağacın arğasına,
Seni, yalandan ariyaydım.
Hoç yerın bilirdim.
Doyana geder gezeydığ
Ama heç doymiyaydığ.
Her şeyi unudaydığ,
Ferhat nan Şirin gibi olaydığ.
Gideydığ Kekligin dereye,
Derenın sularını yoluni açaydım, senın için !
Ayni filimlerdeki gibi
Sen öbür garşıdan,
Bende bu garşıdan
Birbirimize doğri,
Usul usul goşaydığ.
Ayağlarımızın dibinde sari papatyalar,
Boncuğli mor çiçekler olaydi.
Etrafında yemlikler,
guzigulağlari, gımılar,
Yeşil yeşil Sarıgamış otlari,
Her terafta goca goca çamlar,
Çamların arasında, bizim gibi aşığlar.
Ben seni, guzi gibi seveydım,
sende beni, koç gibi seveydın.
Dağlarda, çimenlerde, yaylarda,
Meliye meliye gezeydığ .
Ruya gibi yaşiyaydığ,
Heç uyanmiyaydığ.
Bir filim olaydığ başliyaydığ,
Ama heç bitmiyeydığ
Ben; hep sene bağaydım,
Sende; hep bene bağaydın
Elele tutaydığ.
Gaçaydığ!
Gaçaydığ!
Gaçaydığ!
Heç yorulmiyaydığ.
Duraydığ birez, gözgöze bağışaydığ,
Gene gaçaydığ.
Heç ecele etmiyeydığ,
Nasıl olsa filimin soni yoğ.
Zamani keşke tersine çevreydığ,
Abu dedığlerimi yaşiyaydığ
Ne olurdi?
Bücürüm, ceylanım,
Maralım, şüşe gözlüm
O ruyayi yaşiyamadığ
Ama sen!
Bende hep yaşiyirsin

İSİMSİZ ŞAİR
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."