Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Şiirler İsimsiz Şair Şiirleri KOP’UN ÇAYIRİ

KOP’UN ÇAYIRİ

Kop Hüseyin’in, ruhuna rehmet.
Sarıgamış’nan, barışığ bir adamdi.
Çoğ severdi, sipori.
Kop’un çayıri, herkeşın ortağ malıydi.
Körpüden geçende nur yüzli,
Bekir ğocamın guran gursi.
Ögünde mehlenın punğari,
Cıl cıl ağan bereketli suyi.
Gelınler, gızlar, garılar,
Caggıl ile su daşırlardi.
“Külegimin sırasi” diye,
Ufağ ufağ dögüşler,
“Vışş anam”,
“Bıyyy,  booo, anaaa, biiii”
“Bu nasıl gari” diye,
Elıni öbür elıne vurarağ,
Laf saymalar, çemkirmeler.
Böyük herıfler geçende,
Yaşmağ çekmeler.
Kömür topliyan fakir garılar,
Punğarın başında, cıbıl uşağlar.
Sarıgamışın pisligini topliyan,
Sarıgamış çayının sesi !
Anbu yoğluğ, cıbıllığ, neyin nesi?
Hep hayel gurdum,
Çaresi ! çaresi !
Gün gelır derman olur,
Sarıgamışın yetişen nesli.
Caggıli olmiyan garıların,
Ellerıni kesen, küleg gulplari,
Atıni ürkütüp gaçıran,
Abbas eminın ağzında cigarasi,
Atın peşıne, yalın ayağ goşmasi.
Cini Mecit eminin,teğeze kamyoni,
“Hele bir el atın” feryadi.
Keş Apo’nun, hizaya gelmez narasi.
Cengiz Vural’ın işe yarar, çabasİ,
Memet Yurdadön’ün, Haci babasi.
Kopun çayırında, onun sıcağ neşesi.
Sacit, Yavuz, Rızvan, Ali Özbey ailesi
Sarıgamış’da, siporun öncü kalesi.
İri cüssesiyle, baba Ataman.
Sımışga yiyen goca godaman.
Alğış tufanında can can can.
Golü atan bizim Handereli Adnan.
Limonlari yiyen, yorğun topcular,
“azıcığda bene ver” diyen, boğozli uşağlar.
“Bir yerleri şişer”diye
verılen küçük dilimler.
Pehh!
Kefde bize diyen fırlamalar.
Sündüz bibinin evi,
“Eye dede” nın yeri.
“Ay gede men size gurban olim”
Ürekten gelen, çoğ ğoş sözleri.
“ellımın koriii” diyen Sündüz bibi,
Gudikleri kıskılliyan Mısto dayi,
Topumuz fısalırken “oğğ oğğ” çeken,
Pağıllanan, Gej Ehmedın sufati.
Garğa Hasan, siboba gelem uci soğardi.
Çeperde, horata eden garıların neşesi,
Herıfler getmış, yoğdur ondan peşesi.
Celal Öztaş, gürültiynen gelir.
“Ayağımın altına alır çığnarım ha! “diyir.
Kaleci gardiyan, elinde eldıvanlari.
Kaptan Arap, yegin yegin yüriyir.
Toplari, limonlari, sulari Ato daşiyir.
Boo! haşere Cesso, şergeda Apo da orda.
Pii hele, Ramazanda tağımda.
Ya çapraz Sinan!
Vışşş, ondan daha ey oyniyirim ben.
Peee Kartol güzeli Na..ca..ti..
Süsli Abo, Gara Şemo, Şaş Baro.
Belede tağım ola!
Bir ben yoğum.
Heyro, Memet Enıs, Cengiz, Suat
Ahmet, Çapraz Sinan, Bili, Gara,
Halil, Okan,Yalçın, Zeki, Tıpış,
Harun, Taner, Çeko, Bezo, Önder,
Godo,Erol Şeremet, Mürsel, Huzur,
Muzeffer ,Atilla, Yaşar
Hepsi tağımda.
Sulukulelıler, garaj, yenimehle,
Golordi,İnöni, çarşi ve tüm Sarıgamış,
Fenike Fenike yola düşmüşler.
Tağımi tutacağlar.
Böyük küçük herkeş, Kopun çayırında.
Hakemımız, Kemal abide orda.
Celal abi tağımdaysa, kesın dögüş var.
Çayırın, tiren yoli terefi top sahasi,
Çaya doğri olan gısmi, cocağlığ
Ofese doğri olan yerde, kükürtli punğar.
Körpiye doğri, Kuran gursu.
Ögündede punğari.
İstasyona doğri, tiren yoli.
Cocağlığa doğri, gaz otaran gızlar,
Top oyniyanlara bağirler.
Ecep sevdığlerimi var?
Yoğsa topimi, merağ edirler.
Eye emının, gudikleri,
Ses sese vermış, havliyirler.
“aye susun itler”
Gağızmanli Hüsse dayının,
Mozikleri saha ya girmiş.
Bütün topcuların elınde birer çubuğ,
Mozikleri, dışari govaliyirler.
Celal abi gızmış,
Teğmik atir moziklere.
Maç tezeden başlıyir.
Çoğ ani atağ ve bir gol yedığ.
Mozigin üzünden oldi.
Zabıta Apo, gol atan topçiyi,
Altına almış dögir.
Bize gol atmağ yasağ ya.
Celal Öztaş, hakemın peşıne düşmüş.
Kaptan Arap, ortami yatıştırir.
Cesso, Selımlılere gobbuz salliyir.
Fıtbolumuzda, her çeşit sipor yapılır.
Gobbuz, güreş,
ha hu diyirler ya karete,
Üsgegten atlama bile var.
Rakip oyuncunun boynuna atliyacan,
Hemen altan alacan.
Maçi Selımsipor 1-0 gazandi.
Saha garışti,
Önde selımlıler,
Arğada, Celal Öztaş,
Peşinde de bir Sarıgamış.
Allah dan minibüse bindiler.
Ya işte beleydi, Kop’un çayıri.
Top sahamızdi, güreş meydanımızdi.
Sarıgamış uşağlarının, gençlerının,
üregi orda atardi.
Ne üregler vardi.
Üregli, üregli adamlar
Peh bir rüyamiydi? Kopun çayıri?
Kopun çayıri varmiydi ?
Vardi.. vardi…

İSİMSİZ ŞAİR
 

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."