Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Perşembe, 24 May 2012
YOU ARE HERE: Anasayfa Şiirler İsimsiz Şair Şiirleri SICAĞ MEHLEMIZ

SICAĞ MEHLEMIZ

Evlerımiz yan yanaydi, hepsi bir aradaydi.
İç içeydığ, candığ, gardaştığ,baciydığ,
merttığ, ürekliydiğ.
Heç bir şeyimiz yoğti.
Ama sanki, her şeyimız vardi.
Hangimiz zengindığ, hangimiz fakirdığ
Belli degildi.
Ne bilim işte olan olmiyan,
Geçınır giderdığ.
Çoğ safdığ, çoğ temızdığ, çoğ uşağdığ.
Vızzik Osman;
anasının tavuğlarıni çalardi.
Ataşın içine goyar,
hisli pasli, nasıl iştağli yiyerdığ.
Gemiglerınide Karabaşa verırdığ.
Bögün hem karabaşın,
hem bizım özel günümüzdi.
Anasi dögerdi Vızzig Osmani,
hemde nasıl dögmağ.
Benım yımırtliyan tavuğumi getır diye,
fizah ederdi.
Vızzıg Osman;
“Ana vallah billah tavuğ garnımda”
“Gemigleride karabaşın garnında”
“zuggum ola, tatila ola,
boğazıza asıla, gusasız”
Vızzig Osman; he ana, dedığlerın ola.
Ama yeter da !
Beni döge döge öldürecan daaa.
Selo araya girerdi “tavuğ ğesteydi.
Ölmeden kestığ”
Solmaz ğala, elınde telek,
düşerdi Selonun peşıne.
Gün geldi. Solmaz ğala ğestelendi.
Yatağlara düşti.
Yanına gettığ, zar zor gonuşabilirdi.
“Ola uşağlar, ne ey günnerdi.
“Keşke tavuğlarımi birer birer çalaydız.”
“Size helal olsun.
Galan tavuğlarida siz yiyin” dedi
Çoğ ağladığ , ne geder yuğa ürekliymiş.
Hakkın rehmetıne gavuşti Solmaz ğala,
Tavuğlarıni bize verdıler , vesiyeti vardi.
Kesemedığ, yiyemedığ,
zuggum oldi önümüzde.
Beş tene tavuği, fukaralara verdiğ.
Rehmetliyi çoğ görestığ, çoğ.. çoğ.
İşte biz, beleydığ. Candığ, canandığ, Sarıgamışlıydığ.
Buz gibiydi memleketımız, çoğ sağuğdi.
Evımız, mehlemız, okulumuz, soğağlarımız,
Sımsıcağdi , heç üşümezdığ.
Üregimiznen ısıtırdığ her yeri.
Söbe nın çatır çatır yanmasi ne ğoş olurdi.
Tam yanındaki maggata uzanırdım.
Pişik gibi tünerdım.
Gozalar “çıt çıt çıt”sesi çığararağ,
sanki türki söylerdi.
Guşğananın foğurdamasini dinnemağ bile ayri bir kefdi.
Yamuğ yumuğ çaynigimizin çayi, burun gani gibi olurdi.
Gup taki gayniyan su, yemege, çaya hazır beklerdi.
Pehhh! Ya söbenın fırıni ?
Mikro dalgada neymiş?
Fırınımızın dalğasi, dümeni yoğti.
İçine goyduğun her şeyi, mertce bişirırdi.
Mahlenın bütün evleri, sanki kendi evımızdi.
Garnımız acığtımi, en yağın eve girerdığ
Garnımızi doyurur çığardığ.
Nerde o mehlemız?
Nerde o memleketımız?
Nerde o adamlar?
Nerde o adam gibi adamlar?
Erıdığ,erıdığ yoğ olduğ.

İSİMSİZ ŞAİR

01.02.2009

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."